Ceza Hukuku

Göçmen Kaçakçılığı Suçu (TCK. m. 79)

Göçmen Kaçakçılığı Suçu (TCK. m. 79)

Göç yasal olarak gibi gerçekleşebileceği gibi yasadışı olarak da gerçekleşebilir. Yasadışı göç; bir kişinin yasal veya yasadışı olarak bulunduğu ülkeyi terk ederek başka ülkeye yasadışı yollardan girmesi, yasal yollarla ülkeye girdikten sonra süre içerisinde ülkeyi terk etmemesi durumudur. Göçmen kaçakçılığı suçuna ilişkin ilk düzenleme 765 sayılı Türk Ceza Kanununda yer almıştır.5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ise özel hükümlere ilişkin kitabın uluslararası suçlar başlıklı birinci kısmının 79. maddesine suç şu şekilde açıklanmıştır;

Göçmen kaçakçılığı

Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan; a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan, b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan, Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

(2) (Ek fıkra: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;

a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,

b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi, hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.

(3) (Değişik:6/12/2019-7196/56 md.) Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.

(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Göçmen kaçakçılığı suçu ile korunan hukuki değerler; mağdurun vücut dokunulmazlığı, malvarlığı, hürriyeti, onur ve şerefi ve uluslararası toplum düzeni olup bu sebeple karma niteliktedir.

I.       Suçun Unsurları

A.      Maddi Unsurlar

1.      Fiil

Türk Ceza Kanununun 79. maddesiyle ceza altına alınan fiiller; yabancının yasal olmayan yollardan ülkeye sokulması, yabancının yasal olmayan yollardan ülkede kalmasına imkan sağlanması, Türk vatandaşı veya yabancının yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkışına imkan verilmesidir.

Göçmen kaçakçılığı suçu icrai fiillerle işlenebileceği gibi gümrük memurlarının maddi menfaat sağlamak amacıyla pasaport gibi belgeleri incelememesi gibi ihmali fiillerle de işlenebilir.

Göçmen kaçakçılığı suçu seçimlik hareketli bir suç tipi olup Türk Ceza Kanununun 79. maddesinde sayılan fiillerden birinin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterli olacaktır.

  1. Bir Yabancıyı Yasal Olmayan Yollardan Ülkeye Sokmak

Bu seçimlik hareket bakımından suçun konusu yalnızca yabancılardır. Maddede bulunan “ülkeye sokmak” kavramından ise anlaşılması gereken kişinin Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik alanına girilmesidir. Ülkeye yasa dışı olarak girilmesiyle suç ortaya çıktığından ani suçların kapsamına girmektedir.

Ülkeye yasa dışı sokulan kimsenin ülkeye girişten sonra insan ticareti için kullanılması halinde ise fail hem göçmen kaçakçılığı hem de insan ticareti suçundan cezalandırılmaktadır. Yine aynı şekilde ülkeye giriş sahte belgeler ile gerçekleşmişse bu durumda fail ayrıca sahtecilik suçlarından da cezalandırılmaktadır.

  1. Yabancının Yasal Olmayan Yollardan Ülkede Kalmasına İmkan Sağlamak

Yukarıda yer verdiğimiz maddede olduğu gibi bu maddede de suçun konusunu yalnızca yabancılar oluşturmaktadır. Eski Türk Ceza Kanununa göre failin bu fiil kapsamında cezalandırılması için yasal olmayan yollarda ülkede kalmasına imkan sağlanan kişinin ülkeye de yasa dışı yollardan girmesi gerekmekteydi. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu bu eylem karşılığında suçun oluşması için yasa dışı yollarla ülkeye girilmesini aramamıştır.

“Ülkede kalmasına imkan sağlamak” kavramından anlaşılması gerekenler oldukça kapsamlıdır. Bu kavramın kapsamına ülkeye giren kişiye barınacak yer temini sağlanması, gıda besinlerinin temin edilmesi girmektedir. Ancak gıda maddesinin temini hususunda tek sefere mahsus durumun bulunması bu suça vücut vermeyecektir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi de aşağıda yer verilen kararında bu durumu izah etmiştir.

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ 2006/1631 Esas, 2006/3028 Karar, 11.04.2006 Tarih

… sanığın, tesadüfen karşılaştığı kaçak göçmenlere aç olmaları nedeniyle yiyecek almaktan başka bir eylem bulunmadığına ilişkin savunmasının aksine kanıt bulunmadığından, beraatı yerine varsayıma dayalı değerlendirmeler ile unsurları oluşmayan göçmen kaçakçılığı suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Bu fiil yasal olmayan yollardan ülkeye girme fiilinin aksine mütemadi suç niteliğindedir. Göçmen kaçakçılığı suçu her ne kadar yabancının ülkede kalmasıyla tamamlanmışsa da bitmemiştir. Suçun bitme zamanı yabancıların ülkede kalmaya devam ettiği son andır.

  1. Türk Vatandaşı veya Yabancının Yasal Olmayan Yollardan Yurt Dışına Çıkmasına İmkan Sağlanması

Bu suçun konusu yabancılar olabileceği gibi Türk vatandaşları da olabilir. Ülkeye gerek yasal yollarla girmiş gerek yasadışı yollardan girmiş kişilerin yasal olmayan yollardan ülke dışına çıkarılmasıyla suç ortaya çıkmaktadır. “Ülke dışına çıkmak” fiili kişinin Türkiye sınırlarından başka ülkenin egemenliğine girilmesiyle tamamlanmaktadır. Bu durumda Yargıtay kişinin Türkiye haricinde başka ülkeden göçmenleri başka bir ülkeye sevkini bu suç kapsamında kabul etmemektedir.

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ 2012/5789 Esas,  2013/3031 Karar, 26.02.2013 Tarih

TCK’nın 79. maddesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçunun oluşabilmesi için failin yasal olmayan yollardan bir yabancıyı ülkeye sokması ya da yabancının ülkede kalmasına veya Türk vatandaşı ya da yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlamasının gerektiği, Somut olayda; Sanığın dosya kapsamına uygun iddia ve kabul edilen eyleminin Yunanistan’dan aldığı yabancı uyruklu şahısları yasal olmayan yollardan Avrupa’nın diğer ülkelerine götürmekten ibaret eyleminin, TCK’nın 79. maddesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yurtdışına çıkılmasına imkan sağlanması fiiliyle anlatılmak istenen bu hususta kişiye maddi destek sağlanması gibi olanaklardır. Yalnızca kişilerin yasal olmayan yollardan yurtdışına çıkmasına teşvik edilmesi bu suça vücut vermeyecektir.

2.      Fail

Göçmen kaçakçılığı suçu özgü suç niteliğinde olmayıp herkes tarafından işlenebilecektir. Suçun faili Türk vatandaşı olabileceği gibi yabancılar da olabilecektir.

Suçun örgüt faaliyetinde işlenmesi hali Türk Ceza Kanununun 79. maddesinin 3. fıkrasında şu şekilde düzenlenmiştir; “Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır. “

Suçun tüzel kişi faaliyeti kapsamında işlenmesi ise yine aynı maddenin 4. fıkrasında şu şekilde düzenlenmiştir; “Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.”

3.      Mağdur

Göçmen kaçakçılığı suçunun mağduru toplumu oluşturan herkestir. Çünkü bu suç ile korunmak istenen hukuki değerlerden biri de kamu düzeni ve devlet güvenliğidir.

4.      Suçun Konusu

Göçmen kaçakçılığı suçunun konusunu yasadışı yollarla ülkeye sokulan yabancı veya yasadışı yollarla yurtdışına çıkarılan yabancı veya Türk vatandaşı oluşturmaktadır.

Türk Ceza Kanununun 79. maddesinin 1. fıkrasının a bendi bakımından Türk vatandaşı suçun konusunu oluşturmazken aynı fıkranın b bendi bakımından Türk vatandaşı da suçun konusunu oluşturmaktadır.

Göçmen kaçakçılığının konusunu oluşturan göçmenlerin bu suç sebebiyle cezalandırılması mağdurluk ve faillik sıfatlarının bir kişide birleşememesi sebebiyle mümkün değildir. Bu durumda göçmenlerin Pasaport Kanunu kapsamında ise sorumluluğu devam edecektir.

5.      Nitelikli Haller
  1. Suçun Mağdurun Hayatı Bakımından Tehlike Oluşturması

 Türk Ceza Kanununun 79. maddesinin 2. fıkrasına göre; “Suçun, mağdurların; hayatı bakımından bir tehlike oluşturması hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. ” Yani bu nitelikli halin oluşması için kişilerin ölüm tehlikesi geçirmesi aranmaktadır. Failin cezalandırılabilmesi için ölüm tehlikesiyle fiil arasında illiyet bağı bulunmalıdır.

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ 2016/7331 Esas, 2016/10949 Karar, 28.06.2016 Tarih

Bu açıklamalar ışığında, sanık savunmaları, olay yeri tespit, teşhis, ihbar ve yakalama tutanağı, mağdur beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların, temin ettikleri göçmenleri yurt dışına çıkartmak üzere Karaburun / Eğriliman mevkiine getirdikleri, daha önce temin ettikleri ve sevk ve idaresini, hakkında göçmen kaçaklığı ve taksirle öldürme suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri dairemiz tarafından bağlantılı şekilde incelenerek onanan …..’nın yaptığı teknenin belirtilen mevkiye yanaşmasını sağladıktan ve yakıt ikmalini yaptıktan sonra, getirilen 16 göçmeni bu tekneye bindirdikleri,….’in idaresindeki teknenin gece vakti kıyıdan ayrıldıktan 10-15 dakika sonra su alarak batması neticesi, 2 göçmenin suda boğularak öldüğü, geri kalan göçmenlerin ise belli süre yüzerek bir kısmının kıyıya yakın balık çiftliğine, bir kısmının da kıyıya ulaşarak sağ kurtuldukları ve bu şekilde atılı suçu işleyen sanık …’ın eylemi neticesi mağdurların hayatı bakımından tehlike oluştuğu ve birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlediği anlaşılmakla, tayin olunan cezada TCK’nın 79/2-a ve 43/2. maddeleri gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.

  1. Suçun Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi

 Türk Ceza Kanununun 79. maddesinin 2. fıkrasına göre; “ Suçun, mağdurların; onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi, hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.”  Bu nitelikli hale göçmenlerin tır kasasında yurtdışına çıkarılması veya göçmenlerin rutubetli ortamda barındırılması örnek verilebilir.

  1. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi

Örgüt kavramı Yargıtay içtihatlarında şu şekilde tanımlanmıştır; Maddi çıkar elde etmek amacıyla var olan üç veya daha fazla kişiden oluşan hiyerarşik yapılı, sürekli ve disiplinli suç işlemek için oluşturulmuş gruptur. Türk Ceza Kanununun 79. maddesinin 3. fıkrasına göre; “ Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır. “

Göçmen kaçakçılığı suçunu işleyen birden fazla kişi arasında ast- üst ilişkisi bulunmaksızın sadece belli bir anlaşma kapsamında suç işlenmişse söz konusu nitelikli hal uygulanmayacak, durum iştirak hükümleri kapsamında değerlendirilecektir.

B.      Manevi Unsurlar

Göçmen kaçakçılığı suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Ayrıca 79. maddenin 1. fıkrası; “ Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadı” aradığından suçun ortaya çıkması için bu saikin de bulunması gereklidir. Yani kişinin bu suçu işlediğini bilmesi ve suçu işlemeyi istemesi gerekmektedir. Yargıtay 8.Ceza Dairesi de aşağıda yer verdiğimiz kararında göçmen kaçakçılığı yapılacak tekneyi bilerek kiraladığında ilişkin delil bulunmayan sanığın beraatına hükmedilmesi gerektiği yönünde karar vermiştir.

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ 2004/1488 Esas, 2004/4062 Karar, 03.05.2004 Tarih.

Sanığın, sanık E. Erdihan liderliğinde göçmen kaçakçılığı yapmak üzere oluşturulan teşekkülde yer aldığına ve suçta kullanılan tekneyi göçmen kaçaklığında kullanılacağını bilerek kiraladığına ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gibi, dosyaya ibraz edilen teknenin kiralanmasına ilişkin belgenin de aksinin ispatlanamamış olması karşısında, beraatı yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.

Faildeki maddi menfaat elde etme saiki ve mağdurun bu fiillere rıza göstermesi bu suçu diğer suçlardan ayırmaya yaramaktadır.

Fail, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadı ile bir neticeyi ortaya çıkarma düşüncesiyle hareket ettiğinden “olursa olsun” düşüncesiyle hareket edemeyeceği açıktır. Bu nedenle bu suç tipinin olası kast ile işlenmesi mümkün değildir.

C.      Hukuka Aykırılık Unsuru

Mağdurun rızası göçmen kaçakçılığı suçu bakımından hukuka uygunluk nedeni niteliğinde değildir. Bu suç mağdurun rızası ile de işlenebilecektir.  Ancak bu rıza hileli davranışlar kapsamında elde edilmişse bu durumda başka suçlar gündeme gelebilecektir.

II.      Suçun Özel Görünüş Şekilleri

1.      Teşebbüs

Göçmen kaçakçılığı suçuna teşebbüs mümkündür.  6008 sayılı kanunla yapılmış değişikliğe göre göçmen kaçakçılığı suçu teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile tamamlanmış gibi cezaya hükmedilmektedir. Yani fail göçmen kaçakçılığı suçunun icra hareketlerine başlamış olmasına karşın elinde olmayan sebeplerle fiili tamamlayamamışsa yine de suçun tam cezasından sorumlu tutulacaktır.

Yurtdışından kaçak olarak getirilecek olan kişilere ev ayarlanması durumunda, göçmenler ülkeye giriş anında yakalanırsa kişinin eylemi teşebbüs aşamasında kalacaktır.

2.      İştirak

Bu suça iştirakin her hali mümkündür.

Bu suç bakımından suçun konusu olan göçmenlerin göçmen kaçakçılığı suçuna azmettirme veya yardım etme sebebiyle sorumluluğu bulunmamaktadır.

3.      İçtima

Suçun faili göçmen kaçakçılığı suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez işlediyse bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulama alanı bulmaktadır. Ancak tek bir hareketle birden fazla göçmen ülke dışına çıkarılıyor veya ülke içine alınıyorsa bu durumda göçmenler suçun mağdurunu değil suçun konusunu oluşturduğundan zincirleme suç hükümleri uygulama alanı bulmayacaktır.

Kişi yasa dışı yollarla başka bir ülkeye götüreceği hususu konusunda göçmenleri kandırıp kendisine veya üçüncü kişiye menfaat sağlarsa bu durumda dolandırıcılık suçu da gündeme gelecektir. Fail ise en ağır cezayı gerektiren suç kapsamında cezalandırılacaktır.

Suçun işlenmesi sırasında göçmen yaralanmış veya ölmüşse bu durumda fail hem göçmen kaçakçılığı suçundan hem de yaralama veya öldürme suçundan sorumlu tutulacaktır.

Göçmen kaçakçılığı suçu seçimlik hareketli bir suç tipi olup seçimlik hareketlerden biri veya tamamının gerçekleştirilmesi arasında fark olmayıp tek suç ortaya çıkmaktadır.

III.     Soruşturma Usulü ve Yaptırım

Göçme kaçakçılığı suçu re’sen araştırılan bir suç tipidir. Davaya bakma hususunda yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir. Teşebbüs halinde son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili mahkeme olacaktır.

Türk Ceza Kanununun 13. maddesine göre göçmen kaçakçılığı suçuna evrensellik ilkesi hakimdir. Bu kapsamda söz konusu suç nerede işlenmiş olursa failin Türkiye’de Türk kanununa göre yargılaması yapılabilmektedir.

Göçmen kaçakçılığı suçunun yaptırımı 79. maddenin 1. fıkrasına göre; “Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklindedir. Bu kapsamda hapis cezasının üst sınırı göz önüne alındığında görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir.

Göçmen kaçakçılığı suçunda eşya ve kazanç müsaderesinin de uygulanması mümkündür.

Suçun tüzel kişilerin faaliyeti kapsamında ortaya çıkarılması halinde ise tüzel kişiler bakımından güvenlik tedbirleri uygulama alanı bulacaktır. Bu kapsamda öncelikli olarak uygulanacak güvenlik tedbiri iznin iptalidir.

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Ezgi YÜCEL

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu