Aile Hukuku

Boşanma Davasında Taraflar

Boşanma Davasında Taraflar ve Yetki-Görev

A. Taraflar ve Dava Ehliyeti

Boşanma ve pek tabii ayrılık davaları yalnızca eşler tarafından birbirlerine açılabilir.

Davacı

Boşanma davası açma hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Bu sebeple dava hakkına sahip eş öldüğü takdirde bu eşin mirasçılarına dava açma hakkı geçmez. Fakat Türk Medeni Kanun’un181/II. Maddesi uyarınca hali hazırda açılmış bir boşanma davası varsa ve bu esnada eşlerden biri ölürse ölen eşin mirasçıları davayı devam ettirebilir.

T.C.YARGITAY2. HUKUK DAİRESİE. 2015/18512K. 2016/10917T. 2.6.2016

Davacının, boşanma davası yargılaması sırasında öldüğü anlaşıldığından dava konusuz kalmıştır.

Davacı mirasçılarının davaya devam etme hakları vardır. Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybederler.

Eşlerden birinin ölümü halinde boşanma davası konusuz kalır. Ancak ölen eşin mirasçıları kusur belirlemesi açısından davaya devam edebilirler. Bu halde davaya devam etmek istediklerini temyiz dilekçesi ile açıklayan davacı mirasçılarının talebi sebebiyle davalının kusurunun belirlenmesi yönünden karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek mirasçısı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacının, yargılama sırasında 25.3.2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından dava konusuz kalmıştır. Davacı mirasçılarının davaya devam etme hakları vardır. Türk Medeni Kanununun 181. maddesinde “Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybederler.

Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması halinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır” hükmü yer almıştır. Eşlerden birinin ölümü halinde boşanma davası konusuz kalır. Ancak ölen eşin mirasçıları kusur belirlemesi açısından davaya devam edebilirler. Bu halde davaya devam etmek istediklerini temyiz dilekçesi ile açıklayan davacı mirasçılarının talebi sebebiyle davalının kusurunun belirlenmesi yönünden karar verilmesi gerekirken, davaya davacının mirasçıları da dahil edilip kusur belirlemesi yönünden devam edip etmeyecekleri saptanmadan Hukuk Muhakemeleri Kanununda “davanın düşürülmesi” şeklinde bir hukuki düzenlemenin bulunmadığı gözetilmeden davacının vefatı sebebiyle davanın düşürülmesine dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2016 oybirliğiyle karar verildi.”

Ölüm temyiz aşamasında dahi gerçekleşse mirasçıların davaya devam etme hakkı bulunmaktadır. Şayet ölüm temyiz safhasında gerçekleşirse dosyanın esasına girilmeden karar bozulur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2019/4155 E., 2019/11747 K., 02.12.2019 T.

“Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Nüfus kaydına göre davacı …’in 16.11.2019 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bu halde evlilik ölümle sona ermiş, boşanma davası konusuz kalmıştır. Ancak mirasçılar kusurun tespiti yönünden davaya devam edebileceklerinden, mahkemece yargılamaya devamla, ölüm nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve Türk Medeni Kanunu’nun 181/2. maddesi uyarınca kusur yönünden bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”

Dava sonunda diğer eşin kusurlu olduğu ispatlanırsa kusurlu eş mirasa hak kazanamaz.

TMK madde 181:“Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler.

Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır”

Davalı

Boşanma davası, eşlerden biri tarafından sadece diğer eşe karşı boşanma davası açabilecektir. Ölen eşin mirasçılarına karşı dava açılması mümkün değildir.

Dava Ehliyeti

Boşanma davası açma hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olması sebebiyle sınırlı ehliyetsizler bu hakkı bizzat, yasal temsilcilerinin iznine tabii olmadan kullanabilmektedir. Aynı şekilde bu kişiler davalı sıfatına sahip oldukları takdirde de yasal temsilciye ihtiyaç duymayacaktır.

Tam ehliyetsizlerin dava ehliyeti yoktur ve yine yasal temsilci ile de dava açamaz ya da davaya taraf olamazlar.

B. Yetki ve Görev

Boşanma davalarında yetkili mahkeme Türk Medeni Kanunun 168. Maddesinde düzenlenmiştir. İşbu maddeye göre, boşanma davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin en son bir arada 6 aydan uzun süre ikamet ettikleri yer mahkemeleridir.

TMK madde 168:“Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.”

Boşanma davalarında yetki kamu düzenine ilişkin değildir. Bu sebeple de ilk itiraz olarak yetkisizlik itirazında bulunulmazsa mahkeme yetkisizlik kararı vermez.

Boşanma davalarında görevli mahkeme ise Aile Mahkemeleridir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, T. 10.02.2009, E. 2009/851, K. 2009/1842

“Türk Medeni Kanunu’nun 168.Maddesi gereğince; boşanma davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer Aile Mahkemesidir. Bu kural, kamu düzenine ilişkin olmayıp kesin yetki kuralı değildir. Davanın esasına girilmezden önce ilk itiraz olarak ileri sürüldüğü takdirde nazara alınabilir. Davalının bu hususa ilişkin ilk itirazı söz konusu değildir. O halde mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”

Av. Ahmet EKİN &Stj. Av. Melike ERGÜN

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu