Aile Hukuku

Evlilikte Nispi Butlan Sebepleri Nelerdir?

Evlilikte Nispi Butlan Sebepleri

Nispi butlan evliliğin ortadan kaldırılması imkanını doğurur. Nispi butlanın, mutlak butlandan en büyük farkı nispi butlanın sadece eşler ve sadece bir halde yasal temsilciler tarafından ileri sürülebilmesidir.

Nispi butlan sebepler Türk Medeni Kanunun 148-153. Maddeleri arasında düzenlenmiş olup işbu sebepler sınırlı olarak sayılmıştır. Bu sebepler;

  • Ayırt Etme Gücünden Geçici Yoksunluk
  • İrade Bozuklukları
  • Yasal Temsilcinin İzninin Bulunmaması

1.Ayırt Etme Gücünden Geçici Yoksunluk

Eşlerden biri evlenme töreni esnasında geçici olarak ayırt etme gücünden yoksun olursa evlenmenin iptalini mahkemeden talep edebilir.

TMK madde 148: “Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.”

Geçici olarak ayırt etme gücünden yoksulluğa örnek vermek gerekirse; sarhoşluk, uyuşturucu maddenin etkisi altında olma, hipnotize edilmiş olma verilebilir.

Geçici olarak ayırt etme gücünden yoksun kişi, ayırt etme gücünü tekrardan kazanamadan vefat ederse bu durumda ortada mutlak butlan sebebi bulunduğu kabul edilir. Bu durumda evliliğin ortadan kaldırılması için sadece Cumhuriyet Savcısı dava hakkına sahip olacaktır.

2.İradeBozukluğu

Kişinin iç iradesi ile gerçek dünyaya açıkladığı iradesi arasında kasıtlı olmayan bir uyumsuzluk meydana geldiği durumlarda bu kimsenin iradesinin bozulduğundan, fesada uğradığından bahsedilir.

İrade bozuklukları Türk Borçlar Kanunumuzda düzenlenmiş olup evlilik açısından bu hükümler aynen uygulanmaz. Nispi butlan sebebi olarak Türk Medeni Kanun’da düzenlenen irade bozuklukları 149-151. Maddelerde; yanılma, aldatma ve korkutma şeklinde sınıflandırılarak hüküm altına alınmıştır.

  • Yanılma

Evlenme hususunda iradesini açıklamakta yanılan, hataya düşen eş evliliğin iptalini isteyebilir. Kanun hangi durumların iptali gerektirebilecek bir yanılma olabileceğini Türk Medeni Kanun’un 149. Maddesinde düzenlemiştir.

Bu maddeye göre eşlerden biri;

1.Evlenmeyi hiç istememesine ya da evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmemesine rağmen yanılarak evlenmişse,

2. Evlendiği kişide bulunan ve birlikte yaşamayı çekilmez hale getirecek bir nitelikte yanılmışsa, evlenmenin iptalini isteyebilecektir.

Evlenmenin Mahiyetinde Yanılma: TMK madde 149/1’de düzenlenen eşin evlenmeyi istememesine rağmen yanılarak evlenmesi bu kapsama girmektedir. Bu durumda yanılan kişi iradesini açıklarken yaptığı sözleşmenin evlilik akdi olduğunun bilincinde olmamakta ve işlemin hukuki niteliğinde yanılmaktadır. Örneğin; bir dizi setinde ya da bir tiyatro oyununda rol yaptığı zannıyla hareket eden eşin evlenmesi halinde bu durum meydana gelecektir.

Eşin Kimliğinde Yanılma: Yine TMK madde 149/1’de düzenlenen evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği halde yanılma suretiyle razı olan eşin durumu bu kapsama girmektedir.  Bu durum nadiren meydana gelmekte olup tipik örnekler şu şekildedir; gözleri hiç görmeyen bir kişinin aşık olduğu kişiyle değil de kılık değiştirmiş başka bir kişiyle evlenmesi, internetten tanıştığı ve evlenmeye karar verdiği kişinin yerine başkasının geçmesi ile yanılarak evlenmesi.

Evlenilen mali durumunda, mesleğinde yanılma da bu gruba girmekte olup örneğin; uluslararası bir şirketin sahibi olduğunu düşündüğü kişinin o şirketin muhasebecisi olması durumunda da evliliğin iptali söz konusu olabilecektir.

Eşin Niteliğinde Yanılma: TMK madde 149/2’de belirtilen “eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilme bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılma” durumu bu gruba girmektedir. Bu duruma örnek olarak eşin evlilik sonrası sabırsızlaşması, çabuk sinirlenen biri haline gelmesi ya da kötü kalpli biri haline gelmesi verilemez. Doktrinin kabulünde olduğu üzere “herkes eşi ve karekteri hakkındaki tahminlerinin hakikate uymaması ihtimalini hesaba katmak zorundadır.” Bu duruma örnek vermek gerekirse eşin kumar ya da alkol alışkanlığına sahip olduğunun sonradan öğrenilmesi verilebilir.

  • Aldatma

Aldatma, başka bir deyişle hile; bir kişinin başka bir kimsenin zihninde yanlış kanaat uyandırmak ve irade açıklamasında bulunmaya sevk amacıyla kasıtlı bazı konuları uydurması ya da gizlemesidir.

Aldatmanın nispi butlan sebebi olabilmesi için öncelikle, evlilik ile aldatma arasında bir illiyet bağı bulunmalıdır. Yani kişinin evlenme sebebinin aldatıldığı husus olması gerekmektedir.

İptal dâvası açma hakkı doğuran aldatma halleri Türk Medeni Kanunun 150. Maddesinde düzenlenmiş olup bunlar “namus ve onur hakkında aldatma” ve “tehlikeli bir hastalık hakkında aldatma” olmak üzere iki gruba ayrılır.

1) Namus ve Onur Hakkında Aldatma

Eşlerden biri, evleninceye kadar diğer eşi, yaşadığı hayat açısından namus ve onur ile ilgili konularda aldatırsa ve bu fiil sonucu evlilik gerçekleşirse nispi butlan sebebi meydana gelir. Örneğin; yüz kızartıcı bir suçtan hüküm giyen bir insan bunu gizlemişse diğer eş evliliğin iptalini talep edebilecektir. Fakat “Aldatma” eşin namus ve onuruna ilişkin olmalıdır. Örneğin eşin ailesinin, anne, babasının ya da arkadaşlarının onuruna ve namusuna ilişkin aldatmalar bu kapsamda değerlendirilemezler.

2) Tehlikeli Bir Hastalık Hakkında Aldatma

Kişiyi ya da altsoyunu sağlık açısından tehlikeye uğratack bir hastalığın evlenilen kişiden saklanması nispi butlan sebebidir. Örneğin; tedavi olmayı reddeden HIV pozitif bir kişinin bunu saklaması durumunda bu durum meydana gelecektir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017/5989 E. , 2018/12811 K., 12.11.2018 T.

“Davalının şizofreni rahatsızlığı olduğu halde, bu hastalığı gizleyerek evliliği gerçekleştirdiği, davacı erkek tarafından evlenmeden sonra hastalığın aktif döneminde bu hususun öğrenildiği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 150/2 maddesi gereğince aldatma sebebiyle evliliğin iptaline karar verilebilmesi için, davalıda mevcut hastalığın davacı-davalının veya alt soyunun sağlığı için ağır tehlike teşkil edecek nitelikte olması zorunludur.

Mahkemece alınan sağlık kurulu raporunda, kadının bu hastalığının 8 yıllık bir mazisinin olduğu, geçmişte zaman zaman yatarak tedavi edilmeye çalışıldığı, evlenme tarihi itibariyle de davalı kadının işbu rahatsızlığının bulunduğu, bu hastalığın doğası gereği evliliğe engel teşkil ettiği, kendisi ve çevresindekiler bakımından tehlike arzettiği, vasi tayininin de gerektiği belirtilmiştir. O halde, kadının sağlık raporu içeriği dikkate alındığında, davalı kadının şizofreni hastalığının, erkek ya da ileri de olması muhtemel altsoyu açısından ağır bir tehlike arzedebileceği ispatlanmıştır. Bu durumda, mahkemece davacı erkeğin davasının kabulüne karar verilecek yerde yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”

  • Korkutma

Nispi butlan sebeplerinden biri olan korkutma Türk Medeni Kanunumuzun 151. Maddesinde düzenlenmiş olup kendisinin ya da yakınlarının hayatı, namusu, sağlığı üzerinden yakın ve ağır bir tehlike üzerinden korkutulması sebebiyle evlenme iradesi gösteren eş evlenmenin iptalini talep edebilecektir.

3.      Yasal Temsilcinin İzninin Bulunması

Evlenmenin maddi şartlarında açıkça bahsedildiği üzere kişilerin evlenebilmesi içi on yedi yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip olmalıdır. Küçük ve kısıtlıların evlenebilmesi için yasal temsilcilerinin izni bulunmalıdır. On yedi yaşını doldurmuş kişiler her ne kadar evlenme yetkisini haiz ise de hukuki anlamda hala sınırlı ehliyetsiz sınıfına girmektedirler. Aynı zamanda ergin olsa dahi herhangi bir sebeple kısıtlanmış kişilerin de evlenebilmesinden söz etmek için yasal temsilcinin izni gerekmektedir. Bu durumlarda yasal temsilcinin izni olmadan evlilik gerçekleştirilirse evliliğin nispi butlanından söz edilir ve iptali taraflarca ya da yasal temsilci tarafından istenebilir.

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Melike ERGÜN

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu