İcra Hukuku

İcra İşlerinde Tebligat

Tebligatın Amacı ve Önemi

Tebligat, tebligata yetkili makamların yaptıkları hukuki işlemler hakkında işlemin muhatabı olan ilgili kişiyi bilgilendirmesidir.

İcra işlerinde tebligat, icra organları tarafından yapılan işlemlerden muhatabın yazılı olarak veya elektronik ortamda bilgilendirilmesi ve bu bilgilendirmenin belgeye bağlanmasıdır.

Bir icra işleminin tamamlanıp hüküm ifade etmesi için tebliğ edilmiş olması gerekmektedir. İcra hukukundaki işler zincirin halkaları gibi birbirine bağlıdır ve bu zincirin devamlılığının sağlanması için her işlemin usulüne uygun yapılması gereklidir. İcra işlemleri bir taleple başlar ve devamında icra dairesi tarafından ilgilisine tebliğ ile devam eder. İlgili kişiye tebliğ yapılmadan herhangi bir işlem yapılamaz eğer yapılırsa takibin herhangi bir aşamasında süresiz şikayet yolu ile iptal edilir.

Tebligat Usulü

İcra ve İflas Kanunu m.21’e göre “İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre olur.”

 İcra ve İflas Kanunu m.57’ye göre “İcraya ait tebliğlerde Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.”

Yukarıdaki hükümlerden de anlaşılacağı üzere icra işlerinde tebligat, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Ancak bazı hususlarda İcra ve İflas Kanununda bazı özel düzenlemeler bulunmaktadır.(İİK m.21/2-3, 62/3, 91, 127, 148A)

Tebligat PTT ve memur vasıtasıyla yapılır. Tebligatın yapılması usulü, Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.

 Tebligat Kanunu m.7/A’da belirtilen gerçek ve tüzel kişilere yapılacak olan tebligatın elektronik olarak yapılması zorunludur. Bu kişiler arasında baro levhasına kayıtlı avukatlar, noterler, adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri, sicile kayıtlı arabulucular vebilirkişiler yer almaktadır. Kanunun açıkça belirttiği kişiler dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere de talepleri halinde elektronik tebligat adresi verilir ve bu durumda elektronik tebligat yapılması zorunludur.

Tebligat, PTT vasıtasıyla (yazılı), memur aracılığıyla veya elektronik olarak yapılabilir.

Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik posta adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu hususta muhatabın tebligatı görmesinin veya açmasının herhangi bir önemi yoktur. Süreler tebligatın muhatabın elektronik posta adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günden sonra işlemeye başlar.

Kural olarak tebligat PTT tarafından yapılır ancak tebligatın PTT tarafından yapılması Türkiye’de yapılacak tebligatlar içindir.

Yabancı bir ülkede tebligat o ülkenin yetkili makamı aracılığıyla yapılır. Bunun için uluslararası bir anlaşma varsa veya o ülkenin mevzuatı izin veriyorsa Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligatın yapılmasını yetkili makamdan ister. Ancak kendisine yabancı ülkede tebligat yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebligat o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya konsolosu aracılığıyla da yapılabilir. Böyle bir durumda tebligat doğrudan o yerdeki büyükelçilik veya konsolosluğa gönderilir.

 Yabancı memlekette yapılacak tebligat usulü Tebligat Kanunu m.25’te şu şekilde düzenlenmiştir: “Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını salahiyetli makamdan ister.

Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu vekalet vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan damemuriyet havzası nazarı itibara alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya Konsolosluğuna gönderilir.

 Şu kadar ki, Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı, ilgili Bakanlıkça doğrudan doğruya o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir.”

Tebligat muhataba bilinen en son adresinde yapılır.

Resmi tatil günlerinde, adli tatilde ve gece vaktinde de tebligat yapılabilir.

Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adrese tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim adresi en son adres kabul edilerek tebligat buraya yapılır. Ancak bu konuda yeni tarihli bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı vardır. Karara göre bilinen en son adrese tebligat yapılamaması halinde Mernis adresine tebligat yapılmadan doğrudan Tebligat Kanunu m.21/2’ye göre Mernis adresi şerhli tebligat yapılması yeterlidir.

“YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME BÜYÜK GENEL KURULU KARARI

2019/2 ESAS, 2020/3 KARAR, 20.11.2020 TARİH

ÖZET:“Muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine “Mernis adresi” şerhi verilerek Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat çıkartılmasının yeterli olup öncelikle bu adrese normal bir tebligat çıkartılması gerekmemektedir.”

Gerçek kişiye yapılacak tebligatın muhatabın kendisine yapılması gereklidir. Ancak muhataba ulaşılamaması halinde tebliğ yapılacak kişi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılabilir. Muhatapla aynı konutta oturan kişi arasında kan bağı veya yakınlık olması gerekmez ancak o konutta devamlı olarak oturuyor olması gerekir. Hizmetçi ise  muhatap ile arasında devamlı bir iş ilişkisi bulunan kişiyi ifade eder. Günübirlik gelen yardımcıya veya misafire tebligat yapılamaz. Ayrıca tebligatın yapılacağı kişinin, gerçekte öyle olmasa bile, görünüş itibariyle on sekiz yaşından küçük olmaması ve açıkça ehliyetsiz olmaması gereklidir.

Muhatap veya muhatap yerine tebligat yapılan kişiye evrak verilir ve imzalatılır. Bu hususu tebliğ memuru tutuğu tutanakta belirtir. Bu tarih muhatabın öğrenme tarihi olur ve tebliğle birlikte işlemeye başlayan süreler bu andan itibaren işler.

Muhatap veya kendisine tebligat yapılabilecek kişilerden hiçbiri tebligat adresinde bulunmaz veya öğrenmeden imtina ederse izlenecek olan yöntem Tebligat Kanunu m.21’de şu şekilde düzenlenmiştir: “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.”

Muhatabın tebligat adresinde bulunmaması halinde tebligatı almaya yetkili olan kişi muhatabın geçici olarak adresten ayrıldığını bildirse bile tebliğ edilen evrakı almak zorundadır. Tebliğ memuru ilgili kişinin beyanını tebliğ tutanağına geçirir ve evrakı teslim eder. Tebligatı almaya yetkili kişi tarafından evrak alındığı takdirde bu tarihte muhatabın kendisine tebligat yapılmış sayılır. Ancak bu kişiler evrakı almadan imtina eder veya beyanlarını imzalamadan kaçınırlarsa tebliğ eden memur bu hususu tutanağa yazıp imzalar. Tebliğ evrakını kabulden çekinme halinde Tebligat Kanunu m.21 hükmü uygulanır. Muhatap adına evrakı almaya yetkili kişi evrakı teslim alırsa bu tarih tebliğ tarihidir. Eğer yetkili kişi evrakı kabul etmez ise tebliğ memuru evrakı muhtar veya ihtiyar heyeti ya da zabıta amir veya memurlarına bırakır ve muhatabın kapısına da ihbarname yapıştırır. Bu halde tebligatın ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün sonra yapıldığı kabul edilir.

Her halde tebligatın yapılıp yapılmadığı, kime yapıldığı ile tebligata ilişkin tüm hususlar tebliğ mazbatasında gösterilir.

Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat mutlaka vekile yapılır. Vekil varken asıla yapılan tebligat usulsüz tebligattır. Vekile yapılan tebligatın geçerli olması için avukatın vekil sıfatı ile icra takibine katılmış olması gereklidir. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.

Yasal temsilcisi bulunan veya bulunması gereken kişilere yapılacak tebligat bu temsilcilere yapılır. Borçlu, kendisine yasal temsilci atanması gereken kişilerden biri ise kısa zaman içinde icra müdürü tarafından sulh hukuk mahkemesinden temsilci atanmasını talep eder.

Tüzel kişilere tebligat yetkili kişilere yapılır. Eğer birden fazla yetkili temsilci varsa bunlardan birine yapılan tebligat yeterlidir. Yetkili temsilcinin evrakı teslim alamaması halinde tebligat o iş yerinin memur veya çalışanlarına yapılır.

Tüzel kişilere yapılacak olan tebligat resmi kayıtlardaki adreslerine yapılır.

Tebligat Kanunu m.14 ve 15’te asker kişilere yapılacak tebligatın usulü şu şekilde düzenlenmiştir: “Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır.

Yukarıki fıkrada yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ kendilerine yapılır.”

“Sefer halinde olan birlik veya müesseseye mensup askeri şahıslara tebligat, bağlı bulundukları Kara, Deniz veya Hava kuvvetleri kumandanlıkları vasıtasıyla yapılır.”

Kendisine veya adresine kanuna uygun tebliğ yapılan kimse takip başladıktan sonra adresini değiştirirse yeni adresini tebliği yapan mercie hemen bildirmek zorundadır. Bundan sonraki tebliğler yeni adrese yapılır. Eğer muhatap adres değişikliğini bildirmez ve adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse tebliğ olunan evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Bundan sonra eski adrese yapılan tebligatlar muhataba yapılmış sayılır.

Bazı durumlarda yukarıda anlatılan usuller izlendiği halde tebligat yapılamayabilir. İcra dairesi tebligat yapılacak bir adres bulmak için bankalardan, tapu sicil müdürlüğünden, telefon şirketlerinden, belediyeden ve daha birçok yerden bilgi almasına rağmen tebliğe çıkılacak herhangi bir adres bilgisine ulaşamayabilir. Tebligat yapılamayan ve adresi, ikametgahı, meskeni veya iş yeri bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Tebliğ memurunun tebligat yapamaması ve usulüne uygun tüm araştırmaların sonuçsuz kalması üzerine bu hal tutanağa geçirildiği takdirde muhataba ilanen tebligat yapılabilir. İlan için yetkili makam Basın İlan Kurumu’na başvurur ve gazetede ilan ettirilir. İlanen tebligat elektronik yolla da yaptırılabilir.

Bir kişinin yurt dışında yaşıyor olması adresinin bilinmediği anlamına gelmez. Takip talebi üzerine gönderilecek ilk evrak ödeme emridir. Borçlu olduğu iddia edilen kişi yurt dışında yaşıyor ise usulüne uygun tebligat yapılmalıdır ancak bunun üzerine borçlunun yurtiçinde adres gösterme zorunluluğu vardır.

Usulsüz Tebligat

Tebligatın yapılma biçimi ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere en ufak aykırılık tebligatın usulsüz olmasına neden olur. Ancak usulsüz tebligat geçersiz tebligat demek değildir. Eğer tebligat usulüne uygun yapılmamışsa muhatabın öğrendiğini bildirdiği tarih tebliğ tarihi sayılır ve bu tarihten itibaren süreler işlemeye devam eder. Tebligatın usulsüz olması tebligatı alan veya öğrenen muhatap açısından sürenin işlemesini engellemez. Muhatap usulsüz tebligatı öğrenmemişse tebligat yapılmamış sayılır. Muhatabın usulsüz tebligatı öğrenip öğrenmediği veya öğrendiyse ne zaman öğrendiği muhatabın kendi beyanı doğrultusunda tespit edilir.

“YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

2016/25402 ESAS, 2017/15793 KARAR, 18.12.2017 TARİH

ÖZET: Borçluya yapılan örnek 8 ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; adresin kapalı olması nedeniyle, “isim ve imzadan imtina eden site güvenlik görevlisinin” beyanına göre “borçlu çarşıya gittiğinden …mahallesi muhtarlığına teslim edildiği” ve yine “isim ve imzadan imtina eden site güvenlik görevlisine haber verildiği” belirtilmiştir. Muhatabın çarşıya gittiğini beyan eden site güvenlik görevlisinin isim ve imzadan imtina etmesi nedeniyle ad ve soyadının tespit edilemediği, bu durumda, yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilerek, borçlunun bildirdiği öğrenme tarihine göre tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekir.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu