İcra Hukuku

Mal Beyanı

İcra hukuk sistemimize göre alacaklı, borçlunun mallarının haczedilip satılması ile elde edilen parayla tatmin edilir. Ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra alacaklı borçlunun mallarının haczedilmesini ister. Hacizden sonra alacaklı veya borçlunun talebi ile malların satışı yapılır ve elde edilen para alacaklıya ödenir.

Alacaklı veya icra dairesi borçlunun mallarının durumunu ve nerede olduğunu bilemeyebilir. Haczin başarılı olabilmesi için borçlunun malvarlığının bilinmesi gerekmektedir. Bu nedenle hacizden önceki dönemde borçlunun mal beyanında bulunma zorunluluğu vardır.

Borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme ya da icra emri üzerine mal beyanında bulunmak zorundadır. Takip sırasında sadece alacaklının talebinin yeterli olduğu bazı hallerde kanuni bir gereklilik olmadığı halde borçluya ödeme ya da icra emri gönderilebilir. Bu durumda borçlunun yeniden mal beyanında bulunma zorunluluğu yoktur. Örneğin haciz isteme süresini kaçıran alacaklı yenileme talebinde bulunabilir, bunun üzerine yenileme talebinin borçluya tebliği yeterlidir, yeniden ödeme emri gönderilmesine gerek yoktur. Buna rağmen gönderilirse borçlunun tekrar mal beyanında bulunma zorunluluğu yoktur.

Mal beyanı borçlunun borca yetecek kadar malını yazılı veya sözlü olarak icra dairesine bildirmesi ile yapılır.

A. Mal Beyanında İçeriği

Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde gerek üçüncü şahısların elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın türü, mahiyeti ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazılı veya sözlü olarak icra dairesine bildirmesidir.

Borçlu borcuna yetecek kadar miktarda malını beyan etmek zorundadır, tüm mal ve haklarını bildirmek zorunda değildir.

Borçlu yalnızca haczedilebilen mallarını değil haczedilemeyen mallarını da bildirmekle yükümlüdür. Hangi malların haczedilebileceğini icra dairesi takdir eder.

Borçlunun hiç malı olmasa, çok düşük bir gelir olsa ya da sadece haczedilemeyen malları olsa bile mal beyanında bulunmak zorundadır. Hiç mal varlığı olmayan borçlunun geçimini nasıl sağladığını mal beyanında bildirmesi gerekir.

Mal beyanında bulunan borçlunun yeteri kadar malı bulunmaması durumunda on karşı herhangi bir yaptırım düzenlenmemiştir. Alacaklı bu duruma katlanır ancak borçlu daha sonra mal edinirse elindeki aciz belgesine dayanarak alacağını alabilir.

B. Mal Beyanında Bulunma Süresi

Borçlu ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edebilir. Eğer ödeme emrine itiraz etmiyorsa bu yedi günlük süre içerisinde mal beyanında bulunmak zorundadır.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda ise mal beyanında bulunma süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren on gündür.

Süresi içinde ödeme emrine itiraz eden borçlunun mal beyanında bulunma yükümlülüğü yoktur. Ancak itirazın iptaline ya da kesin veya geçici kaldırılmasına karar verilirse bu kararın tefhim veya tebliğinden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır. İtirazın kaldırılması kararına karşı kanun yoluna başvurulması mal beyanında bulunma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz, borçlunun üç gün içinde mal beyanında bulunması gerekir.

C. Mal Beyanına İlişkin Yaptırımlar

  1. Mal Beyanında Bulununcaya Kadar Hapisle Tazyik

Süresi içinde mal beyanında bulunmayan borçlunun alacaklının istemi ile hapisle tazyik olunmasına karar verilir. Hapisle tazyik kararını icra mahkemesi verir; Cumhuriyet Başsavcılığı uygular.

Hapisle tazyik yoluna bir kere başvurulabilir ve hapsin süresi üç ayı geçemez.

Süresi geçtikten sonra mal beyanında bulunan borçlu hapisle tazyik edilemez. Hapisle tazyik edildikten sonra mal beyanında bulunan borçlu salıverilir.

Borçlunun hapisle tazyik edilebilmesi için kendisine tebliğ edilen ödeme veya icra emrinde mal beyanında bulunmadığı takdirde hapisle tazyik edileceği ihtarının bulunması gereklidir.

  1. Sonradan Kazanılan Mal veya Gelirde Meydana Gelen Artışın Bildirilmemesi

Borçlu yaptığı mal beyanında hiç malı olmadığını bildirmiş veya borcuna yetecek kadar mal göstermemiş ya da hiç mal beyanında bulunmamış ise sonradan kazandığı malları veya gelirindeki artışı yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmek zorundadır. Aksi takdirde borçlu, bildirmediği mal ve kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcutsa on gün; bu mal veya kazancı haklı bir neden olmaksızın elden çıkarmışsa bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Borçlu takibe konu olan borcu tamamen öderse ceza düşer.

İCRA VE İFLAS KANUNU MADDE 77

İcra dairesine vaki olan beyanda malı olmadığını bildirmiş veya borcuna yetecek mal göstermemiş yahut beyandan imtina etmiş olan borçlu sonradan kazandığı malları ve kazancında ve gelirinde vukua gelen tezayütleri yedi gün içinde mezkur daireye taahhütlü mektupla veya şifahi olarak bildirmeğe mecburdur.

İCRA VE İFLAS KANUNU MADDE 339

Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun mucibince bildirmeye mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.

Bu cezalara alacaklının şikâyeti üzerine karar verilir. Kişi, icra takibine konu olan borcu tamamen ödediği takdirde, bu ceza düşer.

İİK m.339’da düzenlenen suç için belirlenen cezalara alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi karar verir.

Hakim tarafından tazyik veya disiplin hapsi cezasına hükmedilmişse bu kararlar kesinleşmelerinden itibaren iki yıl içinde yerine getirilmezse cezalar kalkar.

  1. Gerçeğe Aykırı Mal Beyanında Bulunma Suçu

Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun unsurları:

  • Gerçeğe aykırı beyanda bulunulması
  • Suç işleme kastı

Bu suçun takibi alacaklının şikayetine bağlıdır. Suçun cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir ve buna icra mahkemesi karar verir.

Borçlu iflasa tabi ise gerçeğe aykırı beyanda bulunarak mal saklaması borçlu aleyhine doğrudan doğruya iflas sebebidir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu