Genel Hukuki Bilgiler

Vergi Hataları ve Vergi Hatasının Düzeltilmesi Yolları Nelerdir?

Vergilendirme hataları ve vergi hatasının düzeltilmesi yolları Vergi Usul Kanununun 116 ila 126. maddeleri arasında hüküm altına alınmıştır.

Vergi hatası vergiye ilişkin hesaplarda ya da vergilendirmede yapılan hatalar nedeniyle, haksız olarak fazla veya eksik vergi talep edilmesi ya da alınmasıdır. Vergi hatasının düzeltilmesi ise vergi hatalarının yargı yoluna gidilmeden mükellefin başvurusu üzerine ya da kendiliğinden vergi dairesi tarafından düzeltilmesidir.

Vergi Hatalarının Tanımı Nedir?

Vergi Hatalarının Tanımı Nedir?

Vergi hatası; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 116. maddesine göre vergiye mütaallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. 

Vergi Hatalarının Türleri Nelerdir?

Vergi Usul Kanununa göre vergi hataları hesap hataları ve vergilendirme hataları olarak ikiye ayrılmaktadır. 

Hesap Hataları

Vergi hatalarının ilk türü hesap hatalarıdır. Hesap hataları, verginin miktarına ilişkin yapılan maddi hatalardır. Hesap hataları VUK m. 117’de düzenlenmiştir. Buna göre;

Hesap hataları: 

Madde 117 – Hesap hataları şunlardır: 

1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır. 

2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır. 

3. Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.

Vergilendirme Hataları

Vergilendirme hataları, vergi mükellefiyetinin oluşumunu ve verginin doğmasını etkileyebilen yanlışlıklardan meydana gelir. Bu hatalar genellikle vergilendirme işleminin temeli ve özü ile ilişkilidir. Vergilendirme hataları VUK m.118’de düzenlenmiştir.

Vergilendirme hataları: 

Madde 118 – Vergilendirme hataları şunlardır: 

1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır; 

2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır; 

3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır. 

4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.

Vergi Hatası Tespiti Nasıl Yapılır? İlk Adımlar Nelerdir?

Vergi Hatası Tespiti Nasıl Yapılır? İlk Adımlar Nelerdir?

Vergi hatalarının tespiti hususu, Vergi Usul Kanunu 119. maddesinde hataların meydana çıkarılması başlığı altında düzenlenmiştir.

Buna göre vergi hataları aşağıdaki yollarla tespit edilebilir:

  • İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile; 
  • Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile; 
  • Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile; 
  • Hatanın vergi incelenmesi sırasında meydana çıkarılması ile; 
  • Mükellefin müracaatı ile.

Vergi Hatalarının Düzeltme Süreçleri Nasıl İşler?

Vergi hatalarının düzeltilmesi, ilgili vergi dairesi müdürünün kararıyla gerçekleşir. Bu düzeltmeler, düzeltme fişiyle belgelenir. Eğer hata mükellefin aleyhine yapılmış ve fazla vergi tahsil edilmişse, aynı fişle terkin ve tahsil edilen miktar mükellefe geri verilir. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilen miktar ve başvuru süresi belirtilerek mükellefe tebliğ edilir. Mükellef, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde geri ödeme talebinde bulunmazsa hak düşer (VUK m.120/1).

Nakden veya mahsuben tahsil edilen ancak fazla veya haksız olduğu anlaşılan vergilerde ve yasaya uygun olarak mükelleflere iade ve mahsup işlemlerinde, düzeltmeye dayanak oluşturan belgeler ve bu işlemlere ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir (VUK m.120/2).

Ayrıca, idare tarafından açık ve kesin vergi hatalarında resen düzeltme yapılır (VUK m.121). Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kişilerin, vergi mahkemesinde dava açma hakları saklıdır.

Vergi Hatası Yapılması Halinde İtiraz ve Şikayet Yolları Nelerdir?

Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra düzeltme talepleri reddedilenler, Maliye Bakanlığına şikayette bulunabilirler. İl özel idare vergileri için valiliğe, belediye vergileri için ise belediye başkanlığına başvurulur.

Mükellefler, vergi işlemlerindeki hataların düzeltilmesini yazılı olarak vergi dairesinden talep edebilirler. Bu talepler, vergi dairesinin ilgili birimince incelenir ve düzeltme merciine iletilir (VUK m.123). Düzeltme mercii, talebi uygun bulduğunda düzeltmeyi emreder; aksi durumda ise düzeltme talebinin reddedildiğine dair yazılı bildirim yapılır.

Vergi Hataları Düzeltme Talebinin Reddi ve Sonraki Adımlar 

Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler. Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir.

Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştaydan geçmiş olan muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir. Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında anılan yargı mercileri tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır.

Vergi Hatalarının Düzeltilmesinde Zamanaşımı

Vergi hataları, vergiyi doğuran olayın doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından başlamak üzere beş yıldır. Beş yıl içinde düzeltilmeyen vergi hatalarının idare tarafından resen düzeltilmesi de mümkün değildir. Şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresi: 

  • Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı; 
  • İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; 
  • İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı; Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.

Vergi Hatalarına İlişkin Örnek Kararlar ve İçtihatlar

T.C. Danıştay 9. DAİRE 

Esas: 2021-4624 Karar: 2023-448 Karar Tarihi: 23.02.2023

(213 S. K. m. 116, 117, 118, 122) (488 S. K. m. 1)

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirket ile … Enerji Ticaret A.Ş. arasında imzalanan 01/01/2016 tarihli doğalgaz alım-satım sözleşmesi nedeniyle ödenen 796.804,74-TL damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile ödenen tutarın faiziyle iadesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu damga vergisine ilişkin sözleşmenin, kanunda öngörülen anlamda belli bir parayı ihtiva etmediği, yapılan işe ait birim fiyatların tek başına sözleşme konusu bedelin hesaplanmasına olanak sağlamadığı, doğal gaz fiyatlarının sözleşmede belirtilen süre içerisinde nasıl bir seyir göstereceğinin önceden belirlenmesinin mümkün olmadığı ve bu kağıtta yer almayan üstelik zamana ve miktara göre değişebilecek bazı matematiksel hesaplamalar sonucu bulunacak değerin, yasanın aradığı anlamda belli para olarak kabulü mümkün bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemi iptaline, 796.804,74-TL’nin tecil faiziyle iadesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu olayda vergi hatası bulunmadığından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun düzeltme-şikayet hükümlerinin uygulanamayacağı, dava konusu olayın hukuki yorum gerektirdiği, uyuşmazlığa konu sözleşme, belli para içerdiğinden damga vergisine tabi olduğu ve davanın reddi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

Davacı şirket ile … Enerji Ticaret A.Ş. arasında imzalanan 01/01/2016 tarihli doğalgaz alım-satım sözleşmesi nedeniyle ödenen 796.804,74-TL damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile ödenen tutarın faiziyle iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. maddesinde, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; “Vergileme ölçüleri” başlıklı 10. maddesinde de, damga vergisi nispi veya maktu olarak alınacağı; nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli paranın; maktu vergide ise kağıtların mahiyetlerinin esas olduğu; belli para teriminin de, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade ettiği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

488 sayılı Damga Vergisi Kanunun 10. maddesi uyarınca belli para teriminin kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği belirtilerek damga vergisine tabi bir kağıdın, nispi olarak vergilendirilebilmesi için, ya kağıda bağlanan işlem bedelinin (kağıdın içerdiği meblağın) kağıtta açıkça belirtilmiş olması, ya da bu bedelin matematiksel olarak hesaplanmasına olanak sağlayan rakamların kağıtta yer alması, yani belli para içermesi, bir başka deyişle; kağıda bağlanan işlemin bedelinin açıkça belirtilmemiş olmasına karşın, bunun hesaplanmasına ilişkin olarak belli tutarların gösterilmiş bulunması icap etmektedir.

Vergi Usul Kanunun yukarıda yer verilen düzenlemelerine göre düzeltme yolu, vergiye ilişkin hesaplarda, matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince, vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerekir.

Olayda; 01/01/2016 tarihli sözleşmenin incelenmesinden; sözleşmenin 2.4. maddesinde, yıllık sözleşme miktarının; 8. maddesinde de fiyatın belirlendiği anlaşılmaktadır.

Buna göre söz konusu sözleşmede şirket tarafından çekişi öngörülen doğalgaz miktarının sözleşmenin 2.4. maddesinde; çekilecek doğalgaz için uygulanacak birim fiyatın da sözleşmenin 8. maddesinde belirtildiği, dolayısıyla sözleşmenin içerdiği bedelin çekişi öngörülen doğalgaz miktarı ile fiyatın çarpılması sonucu bulunabileceğinden, davacı tarafından da bu basit matematiksel hesaplamanın sözleşmede yazılı rakamların dikkate alınması suretiyle yapılarak bu tutar üzerinden damga vergisinin beyan edildiği görüldüğünden, anılan kağıdın belli para içerdiği ve bu tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulmasının kanuna uygun olduğu, imzalandığı tarih itibarıyla hesaplanabilir belli parayı içeren sözleşmede öngörülen asgari veya azami tutar üzerinden doğalgaz çekişinin yapılıp yapılmamasının, damga vergisine konu sözleşmenin belli para ihtiva etmesi hususuna etkisinin olmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.

Nitekim kanun koyucu tarafından Damga Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı Tablonun Akitlerle ilgili Kağıtlar başlıklı 1. Bölümünün Belli Parayı İhtiva Eden Kağıtlar alt başlığına 15/07/2016 tarih ve 6728 sayılı Kanunun 28. maddesiyle eklenen 13 numaralı bentle de, 18/04/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu kapsamında düzenlenen toptan doğal gaz satışına ilişkin sözleşmeler ile tüketicilere doğal gaz satışına ilişkin sözleşmeler de eklenmek suretiyle anılan sözleşmelerin belli parayı ihtiva eden kağıtlar arasında sayıldığı ve nispi damga vergisine tabi tutulacağı belirtildiğinden söz konusu sözleşmelerin belli parayı içerip içermediği konusu tartışma olmaktan çıkarılmıştır.

Bu durumda; davacı tarafından imzalandığı tarihte sözleşmenin içerdiği bedel; çekişi öngörülen doğalgaz miktarı ile fiyatın çarpılması sonucu bulunabileceğinden, anılan kağıdın belli para içerdiği açık olup, bu tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulmasında kanuna aykırılık görülmediğinden uyuşmazlıkta düzeltme-şikayet başvurusuna konu olabilecek nitelikte vergi hatasından söz edilmesine olanak bulunmamaktadır.

Bu nedenle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

Davalının temyiz isteminin kabulüne,

 … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Evrim ÜSTÜNDAĞ

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu