Kıymetli Evrak Hukuku

Poliçe Nedir?

Poliçe bir kambiyo senedidir ve Türk Ticaret Kanunu’nun 671 ila 775.maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Poliçe havale niteliğindedir ve üçlü bir ilişki vardır. Muhatap ile düzenleyen arasında provizyon; düzenleyen ile lehdar arasında borç; muhatap ile lehdar arasında havale ilişkisi vardır. Düzenleyen muhataptan olan alacağını karşılık göstererek bir senet düzenler ve lehdara verir.

Poliçede düzenleyenin muhataptan alacağı olduğu kabul edilir. Ancak muhatap poliçeyi kabul ettikten sonra borçlu konumuna gelir. Kabul beyanı olmayan muhatap, poliçe bedeli nedeniyle hukuken takip edilemez.

Poliçe çifte yetki veren bir havale niteliğindedir. Poliçe ile düzenleyen, muhataptan olan alacağını lehdara havale etmekte, lehdara poliçe bedelini muhataptan tahsil etme ve muhataba kendisine olan borcu lehdara ödeme yetkisi vermektedir.

Poliçe kanunen emre yazılı senetlerdendir. Ancak menfi emre kaydı konularak nama yazılı olarak düzenlenebilir.

Poliçe hamiline yazılı olarak düzenlenemez.

Poliçe damga vergisine tabi değildir bu nedenle poliçelere damga pulu yapıştırılmaz.

A. Poliçenin Unsurları

Bir senedin poliçe olarak kabul edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nun aradığı şartları sağlaması gerekmektedir. Poliçenin unsurları Türk Ticaret Kanunu’nun 671.maddesinde sayılmıştır.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 671

(1) Poliçe;

a) Senet metninde “poliçe” kelimesini, senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde poliçe karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,

b) Belirli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız ve şartsız havaleyi,

c) Ödeyecek olan kişinin, “muhatabın” adını,

d) Vadeyi,

e) Ödeme yerini,

f) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,

g) Düzenlenme tarihini ve yerini,

h) Düzenleyenin imzasını,

içerir.

  1. Zorunlu Unsurlar

Bir senedin poliçe olabilmesi için senette bulunması gereken bazı zorunlu unsurlar vardır. Poliçenin zorunlu unsurları; poliçe kelimesi, belirli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız ve şartsız havale, muhatabın adı, kime veya kimin emrine ödenecekse onun adı, düzenlenme tarihi, düzenleyenin imzasıdır.

  1. Poliçe Kelimesi

Senet metininde poliçe kelimesinin bulunması gerekmektedir. Yalnızca senedin başlık kısmında poliçe kelimesinin yer alması da yeterlidir.

Eğer senet Türkçeden başka bir dilde yazılmışsa o dildeki poliçenin karşılığı olan sözcük senet metninde bulunmak zorundadır.

Poliçe ile yapılan borçlanmaların şekli, bu borçlanmaların imzalandığı ülkenin hukukuna tabidir. Yani poliçe metni yabancı bir dilde olsa bile Türkiye’de imzalanmışsa Türk hukuk kuralları geçerlidir.

Senet metninde tüm zorunlu unsurlar bulunmasına rağmen poliçe kelimesi yer almıyorsa söz konusu senet bir poliçe değildir. Bu senetlerin metninde özellikle emre yazılı olarak düzenlendikleri belirtilmemişse emre yazılı havale niteliğindedirler.

  1. Belirli Bir Bedelin Ödenmesi Hususunda Kayıtsız ve Şartsız Havale

Poliçede belirli bir bedelin ödenmesi öngörülmelidir. Bedelin hem miktar hem de para birimi ile ifade edilmesi gerekmektedir.

Poliçe bedeli yabancı ülke parası ile belirlenmiş olabilir. Eğer senette aynen ödeme kaydı varsa bedel yabancı para birimi ile ödenir. Aynen ödeme şartının olmadığı hallerde bedel ödeme günündeki resmi kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek belirlenir.

Bedelin belirli olması gerekmektedir. “50.000 Amerikan Doları veya 250.000 Türk Lirası” şeklindeki ifadelerde bedel belirli olmadığı için senet poliçe niteliğinde değildir. Ancak “1000 Euro veya karşılığı Türk Lirası” şeklindeki ifadeler belirlenebilir nitelikte olduğundan senedin poliçe niteliğine sahip olduğu kabul edilir.

Görüldüğünde veya görüldüğünden belirli bir süre sonra ödenmesi şart kılınan bir poliçeye, düzenleyen tarafından faiz şartı konulabilir. Diğer poliçelerde böyle bir faiz şartı yazılmamış sayılır. Faiz oranının poliçede gösterilmesi gerekir; gösterilmemiş ise faiz şartı yazılmamış sayılır. Başka bir gün belirtilmemişse, faiz, poliçenin düzenlenme gününden itibaren işlemeye başlar.

Belirli bir bedelin ödenmesini içiren senedin poliçe olabilmesi için aynı zamanda kayıtsız şartsız bir havale niteliğinde olması gerekmektedir.

Poliçeye kayıtsız şartsız havale niteliğini “ödeyiniz” veya bu anlama gelen ifadeler vermektedir.

Senedin hangi hukuki ilişkiye veya borç ilişkisine dayandığına dair ifadeler senet metninde yer alıyorsa kayıtsız şartsız havale niteliği ortadan kalkacağı için bu senetler poliçe niteliğinde değildir.

Senet metninde yer alan “teminattır, teminat içindir, teminat poliçesidir” gibi ifadeler senedin kayıtsız ve şartsız havale niteliğini olumsuz yönde etkilemez; senedin poliçe niteliğine zarar vermez.

  1. Muhatabın Adı

Poliçe metinde poliçeyi ödeyecek kişinin adının bulunması zorunludur. Poliçelerde muhatap gerçek veya tüzel kişi olabilir.

Muhatap, gerçek kişi ise adı ve soyadının; tüzel kişi ise adının; tüzel kişi tacir ise ticaret unvanının senet metninde yer alması zorunludur.

Poliçelerde birden fazla muhatap olabilir. Bu halde ödeme için muhataplara ayrı ayrı ibraz edilmesi gerekmektedir. Muhataplardan birinin poliçeyi kabul etmemesi halinde hamil poliçe borçlularına başvurabilir.

Poliçede muhatap olarak gözüken kişinin gerçekte düzenleyene borcu olmayabilir veya muhatap hayal ürünü ya da yaşamayan bir kişi de olabilir. Bu haller poliçenin poliçe olma niteliğini etkilemez.

  1. Kime veya Kimin Emrine Ödenecekse Onun Adı

Poliçede bedel kime veya kimin emrine ödenecekse onun yani lehdarın adının bulunması gerekir. Lehdar gerçek veya tüzel kişi olabilir.

Lehdarın adının poliçe metninde yer alması zorunluluğu poliçelerin hamiline düzenlenemeyeceklerinin kanıtıdır. Ancak poliçeler beyaz ciro ile devredilebilir. Beyaz ciro ve zilyetliğin teslimi ile devredilen poliçelere hamiline yazılı senet hükümleri uygulanır.

Poliçede birden çok lehdar bulunabilir. Lehdarlar beraber ciro ve teslim ettikleri poliçe nedeniyle müteselsilen sorumlu olurlar.

Poliçede lehdarın belirli olması gerekmektedir.

Düzenleyen, poliçede kendisini lehdar olarak gösterebilir.

  1. Düzenlenme Tarihi

Düzenlenme tarihinin gün, ay ve yıl olarak poliçe metninde bulunması zorunludur.

Senet metninde birden fazla düzenlenme tarihi bulunuyorsa diğer zorunlu unsurları taşısa bile söz konusu senet poliçe olamaz.

Senet metninde gün, ay ve yıl olarak aynı olan birden fazla tarih varsa sehven yazıldığı kabul edilir ve senedin poliçe niteliğine zarar gelmez.

Senet üzerindeki tarih gün, ay ve yıl olarak yazılmamış ancak belirlenebilir nitelikte olabilir. Örneğin senet üzerinde düzenlenme tarihi “2020 yılı Cumhuriyet Bayramı” olarak yazılmış olabilir. Bu halde tarih belirlenebilir nitelikte olduğu için senet poliçe vasfını korur. Gün, ay ve yıl olarak belirtilmeyen tarihlerde sübjektif unsurlar olmamalı, herkes tarafından anlaşılan ve belirlenebilen nitelikte olmalıdır.

Gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan veya üçüncü kişiler tarafından tespit edilmesi mümkün olmayan beyanlar düzenlenme tarihi olarak kabul edilemez.

Düzenlenme tarihi olarak takvimde yer almayan bir gün yazılmışsa o senet zorunlu unsurun eksikliği nedeniyle poliçe olamaz. Ancak dikkatsizlik gibi sebeplerle ayın son günü zannedilerek yanlış yazılmış olan tarihler poliçeyi geçersiz kılmaz. Örneğin unutkanlık, dikkatsizlik gibi bir nedenle 30 Haziran yerine 31 Haziran yazılmışsa poliçe Haziran ayının son günü düzenlenmiş kabul edilir.

Poliçe üzerinde yazılı olan düzenlenme tarihi gerçek düzenlenme tarihi olmak zorunda değildir. Düzenlenme tarihi ile poliçe üzerindeki tarih farklı ise senet üzerindeki tarih esas alınır.

  1. Düzenleyenin İmzası

Poliçeyi düzenleyenin imzası senet metnini kapsayacak şekilde poliçenin alt kısmında olmalıdır. Düzenleyenin imzasının bulunmadığı senet poliçe olamaz.

Poliçe metni sonradan değiştirilmiş olabilir. Bu halde değişmeden önce imzalayanlar eski metne; değişmeden sonra imzalayanlar yeni metne göre sorumlu olurlar.

Poliçe üzerindeki imzanın el ile atılması zorunludur.

  1. Alternatifli Zorunlu Unsurlar

Kanuna göre senet metninde bulunması zorunlu olan ancak bulunmadığı takdirde senet üzerindeki diğer unsurların bunların yerine geçebileceği unsurlardır. Bu unsurlar düzenleme ve ödeme yeridir.

  1. Düzenleme Yeri

Düzenleme yerinin poliçenin ön yüzünde belirtilmesi gerekmektedir. Düzenleme yeri gösterilmeyen senet poliçe niteliğini kaybetmez; düzenleyenin adının yanında yazılı olan yer düzenleme yeri kabul edilir. Eğer düzenleyenin adının yanında da herhangi bir yer yazılmamışsa senet poliçe niteliği kazanamaz.

Birden fazla düzenleme yeri yazılmışsa veya düzenlemeye yeri yazılmamış ancak düzenleyenin adının yanında birden fazla yerin adı yazılmışsa bu hallerde de senet poliçe niteliği kazanamaz.

  1. Ödeme Yeri

Poliçe metni üzerinde ödeme yerinin gösterilmesi zorunludur. Ödeme yeri belirtilmemişse muhatabın adının yanındaki yer ödeme yeri kabul edilir. Muhatabın adının yanında da herhangi bir yer belirtilmemişse senet poliçe hükmünde kabul edilmez.

  1. İsteğe Bağlı Unsurlar

Senet metininde bulunup bulunmamasının poliçenin geçerliliğini etkilemeyen unsurlardır. Örneğin vade poliçenin zorunlu unsurlarından değildir ve senet metnine yazılıp yazılmaması senedin poliçe vasfını etkilemez.

B. Açık Poliçe

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 680

 (1) Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.

C. Poliçenin Devri

Poliçe kanunen emre yazılı niteliktedir ancak menfi emre kaydı konularak nama yazılı olarak düzenlenebilir.

Nama yazılı poliçeler alacağın temliki hükümlerine göre devredilir. Emre yazılı poliçeler ise ciro ve zilyetliğin devri ile devredilebilir.

Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur; ancak, ödenmeme protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülmüş sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro, sadece alacağın temliki hükümlerini doğurur (TTK m.690/1). Emre yazılı poliçelerde yazılı devir beyanı senedin ön veya arka yüzüne yapılır. Eğer senedin ön ve arka yüzünde yer kalmamışsa senede eklenen alonj üzerine yapılır.

Alonj senedin arka yüzünün devamı niteliğindedir. Kanunda alonjun niteliği ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak uygulamada karışıklık yaşanmaması için alonj olarak kullanılacak kağıtta bu hususu belirten bir ifadenin yer alması yerinde olacaktır.

Alonj üzerine yapılan işlemler poliçe üzerine yapılmış kabul edilir. Poliçenin arka yüzüne yapılabilecek işlemler alonj üzerine de yapılabilir.

Nama veya emre yazılı poliçe miras, iflas veya haciz yoluyla el değiştirebilir. Bu hallerde ciro veya alacağın temliki söz konusu değildir.

Ciro

Emre yazılı poliçeler ciro ve zilyetliğin teslimi ile devredilir.

Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur; ancak, ödememe protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülmüş sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro, sadece alacağın temliki hükümlerini doğurur.

Poliçelerde ciro hukuken çifte yetki veren havale niteliğindedir.

  1. Cironun Şekli

Cironun poliçe veya alonj üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması gerekmektedir. Ciro yazılı bir devir beyanıdır.

Poliçelerde cironun el ile imzalanması gerekmektedir; elektronik imza ile ciro yapılamaz.

Ciro edilen kişinin belli olup olmamasına göre ciro ikiye ayrılır. Bunlar tam ciro ve beyaz cirodur. Ciro edilen kişi belli ise tam; belli değilse beyaz cirodur.

Tam ciroda kime ciro edildiği bellidir. Ciro yapacak olan lehdar veya ciranta ciro yapacağı kişinin adını ve ödeyiniz kelimelerini yazar ve imzalar.

“Ayşe Açık’a ödeyiniz.” (ciro ediyorum, ciro ile devrettim, ciro ettim)

İmza (Ali Kara)

Beyaz ciroda ciro yapacak olan lehdar veya ciranta sadece ödeyiniz kelimesini yazar ve imzalar.

“Ödeyiniz.”

İmza (Sevgi Acar)

Sadece imza atılarak da beyaz ciro yapılabilir. Hamiline yazılarak yapılan ciro da beyaz ciro hükmündedir.

Tam ciro poliçenin ön veya arka yüzüne yapılabilir. Beyaz ciro ise poliçenin yalnızca arka yüzüne yapılabilir. Muhatap ve düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan imzalar düzenleyen lehine aval hükmündedir.

Poliçenin ön ve arka yüzünde yer kalmamışsa alonj üzerinde de tam veya beyaz ciro yapılabilir.

Ciro yapılırken tarihin belirtilmesi zorunlu değildir. Aksi sabit oluncaya kadar tarihsiz bir ciro protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden önce yapılmış sayılır. Bu karinenin aksi yazılı delille ispat edilebilir.

  1. Cironun Yapılabileceği Kişiler

Emre yazılı senetlerde ilk ciroyu yapmaya yetkili kişi lehdardır. Lehdar poliçeyi üçüncü kişiye devredebileceği gibi muhataptan poliçe bedelinin ödenmesini de talep edebilir. Poliçe tam ciro ile devredilmişse ciro edilenin adı senet üzerine yazılır; beyaz ciroda ise ciro edilenin adı yazılmaz. Beyaz ciro ile senedi elinde bulunduran hamil ciroyu kendi adına veya başkası adına doldurabileceği gibi poliçeyi tam veya beyaz ciro ile devredebilir. Poliçeyi beyaz ciro ile iktisap eden hamil dilerse beyaz ciroyu doldurmadan veya poliçeyi ciro etmeden de devredebilir. Poliçeler hamile yazılı olarak düzenlenemez ancak beyaz ciro ile poliçeler hamiline yazılı senetler gibi sadece zilyetliğin teslimi ile devredilebilir.

Poliçe muhatap, düzenleyen, ciranta, avalist gibi poliçe ile borç altına giren kişilere de ciro edilebilir. Bu kişiler daha sonra poliçeyi başkalarına da ciro edebilirler.

Muhataba yapılan ciro neticesinde poliçenin belirli bir süre sonunda tedavülden çekildiği kabul edilir. Bu halde alacaklı ve borçlu sıfatları muhatapta toplanmıştır. Türk Borçlar Kanunu’na göre alacaklı ve borçlu sıfatlarının tek bir kişide toplanması halinde borç sona erer. Ancak poliçeler bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır. Bir poliçede alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi borcu sona erdirmez. Muhatap dilerse poliçeyi ciro ederek yeniden tedavüle sokabilir. Bu durumda poliçenin tamamen veya kısmen ödenmemesinden muhatap hem muhatap hem de ciranta gibi sorumlu olur.

Muhataba yapılan ciro gibi düzenleyene yapılan ciro da poliçenin tedavülden kalkmasına neden olur. Düzenleyen poliçenin son borçlusudur ve kendisine yapılan ciro ile alacaklı ve borçlu sıfatları birleşir. Düzenleyen poliçeyi ciro ederek yeniden tedavüle çıkarabilir. Bu halde düzenleyen poliçenin tamamen veya kısmen ödenmemesinden hem düzenleyen hem de ciranta sıfatıyla sorumludur.

  1. Cironun Şartları

Türk Ticaret Kanunu’na göre ciro kayıtsız ve şartsız olarak yapılır. Herhangi bir şart veya kayda bağlı olarak yapılan cirolar da geçerlidir ancak şart veya kayıt yazılmamış sayılır.

Kısmı ciro yapılamaz. Bu husus cironun kayıtsız ve şartsız olmasının bir sonucudur. Ancak poliçe bedelinin bir kısmının devredildiği veya lehdar ya da cirantanın birden fazla kişi olduğu hallerde bunlardan yalnızca biri tarafından yapılan cirolarda kısmi ciro olabilir.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 682

(1) Cironun kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Cironun bağlı tutulduğu her şart yazılmamış sayılır.

(2) Kısmi ciro batıldır.

(3) Hamiline ciro beyaz ciro hükmündedir.

            Poliçe üzerine düzenleyen tarafından konulan “ciro edilemez, emre yazılı değildir, nama yazılıdır” gibi kayıtlar poliçenin nama yazılı hale dönüşmesine neden olur. Bu poliçeler artık ciro edilemez ancak alacağın devri hükümlerine göre devredilebilir.

Düzenleyen gibi lehdar veya cirantalar da poliçeye “ciro edilemez” kaydı koyabilir. Ancak lehdar ve cirantanın koyduğu bu kayıt poliçeyi nama yazılı hale dönüştürmez. Senet yine ciro ile devredilebilir. Bu kaydı koyan kişilerin hamile karşı poliçenin kısmen veya tamamen ödenmemesi nedeniyle diğer başvuru borçluları gibi müteselsil sorumlulukları olmaz. Ancak bu kaydı koyan lehdar ya da cirantanın ciro yaptığı kişiye karşı olan poliçenin tamamen veya kısmen ödenmemesinden doğan sorumluluğu devam eder. Eğer lehdar veya ciranta senede “poliçenin kısmen veya tamamen ödenmemesinden hiçbir şekilde sorumluluğum olmayacaktır” anlamına gelen bir kayıt koymuşsa hiçbir kişiye karşı sorumlulukları kalmaz.

  1. Cironun Zamanı

Poliçenin düzenleyen tarafından imzalanmasından sonra lehdara verilmesi ile tedavüle çıktığı kabul edilir.

Poliçenin vadesine kadar devir amacıyla yapılan devir beyanı ciro; vadesinden sonra yapılan devir beyanı ise şartların varlığı halinde alacağın temliki niteliğindedir. Vadeden sonra yapılan devir beyanı emre yazılı poliçeyi nama yazılı hale dönüştürmez.

Kural olarak poliçe vadesine kadar ciro edilebilir. Ancak Türk Ticaret Kanunu madde 690’da istisnai bir düzenleme bulunmaktadır. Bu hükme göre vadeden belirli bir süre sonra yapılan devir beyanı da ciro hükmünde kabul edilir.

TÜRK TİCARE KANUNU

MADDE 690

(1) Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur; ancak, ödenmeme protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülmüş sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro, sadece alacağın temliki hükümlerini doğurur.

(2) Aksi sabit oluncaya kadar tarihsiz bir ciro protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden önce yapılmış sayılır.

 Ödememe protestosunun ne zaman çekileceği senedin vadesine göre belirlenmiştir. Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur. Bu tip vadeli poliçelerde ödememe protestosu çekilmemişse vadeden sonra ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde poliçe ciro ile devredilebilir.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 714

(1)Kabul etmemenin veya ödememenin, kabul etmeme veya ödememe protestosu denilen resmî bir belge ile belirlenmesi zorunludur.

(2) Kabul etmeme protestosunun, kabule arz için belirli olan süre içinde çekilmesi gerekir. 694 üncü maddenin birinci fıkrasında gösterilen hâlde poliçenin ilk arzı vadenin son gününde olmuşsa, protesto o günün ertesi günü de çekilebilir.

(3) Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur. Görüldüğünde ödenmesi şart olan bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosu, ikinci fıkrada kabul etmeme protestosu için gösterilen süreler içinde çekilir.

(4) Kabul etmeme protestosu çekilmiş olması hâlinde ödeme için poliçeyi ibraz etmeye gerek olmadığı gibi, ödememe protestosu çekmeye de ihtiyaç yoktur.

(5) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın muhatap, ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki herhangi bir icra takibi semeresiz kalmış ise, hamil başvurma haklarını ancak poliçenin ödenmesi için muhataba ibrazından ve protestonun çekilmesinden sonra kullanabilir.

(6) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap veya kabul için arz edilmesi menedilen bir poliçenin düzenleyeni iflas etmişse, iflas ilamının ibrazı, başvurma hakkının kullanılması için yeterlidir.

 Görüldüğünde ödenecek poliçelerin düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde ödeme için muhataba ibraz edilmeleri gerekmektedir. Poliçenin kabul edilmemesi veya ödenmemesi halinde düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde ödememe protestosunun çekilmesi gerekmektedir. Ödememe protestosu çekilmeyen görüldüğünde ödenecek poliçelerde düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılan devir işlemleri ciro; bir yıldan sonra yapılan devir işlemleri ise alacağın devri hükmündedir. Bir yıllık ibraz süresinin son günü resmi bir tatile rastlarsa ödeme için ibraz veya ödememe protestosu işlemleri tatili izleyen ilk iş gününde yapılabilir.

 Ciro yapılırken tarih atılması zorunlu değildir. Tarihsiz cironun ödememe protestosunun düzenlenmesi için gerekli olan süreden önce yapılmış sayılacağı adi bir karinedir. Bu karinenin aksi ispat edilebilir.

  1. Ciro Türleri

Ciro, ciro edilenin belli olup olmamasına ve cironun amacına göre sınıflandırılabilir. Ciro edilenin belli olup olmamasına göre ciro tam veya beyaz ciro; amaçlarına göre ciro ise temlik, tahsil ve rehin cirosudur.

  • Temlik cirosu: Temlik cirosu ile poliçeden doğan tüm haklar ciro edilene geçer. Temlik cirosu ile senedin zilyetliği de devredilir. Senedi temlik cirosuyla devralan kişi senedin maliki olur ve senedi temlik, rehin veya tahsil cirosu ile devredebilir. Senet metnindeki ciro şerhine düşülen “bedeli teminattır, bedeli tahsil içindir” gibi kayıtlar temlik cirosu hükmündedir. Temlik cirosunun üç fonksiyonu vardır:

  • Temlik fonksiyonu: Poliçenin içerdiği bütün hakların devralana geçmesidir.

  • Teşhis fonksiyonu: Poliçeyi elinde bulunduran kimsenin düzgün ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispatlayabilmesidir.

  • Teminat fonksiyonu: Poliçeyi temlik cirosu ile devreden cirantalar kendilerinden sonra gelenlere karşı kabul edilmeme veya ödememeden dolayı müteselsilen sorumludurlar.

  • Tahsil cirosu: Poliçe bedelinin başkası tarafından tahsil edilmesini sağlamak için yapılan cirodur. Cironun tahsil cirosu olabilmesi için “bedeli tahsil içindir, vekaleten, bedeli kabz içindir” gibi kayıtları içermesi gerekmektedir. Tahsil cirosunda ciranta ile hamil arasında vekalet ilişkisi vardır. Cirantaya karşı ileri sürülebilecek def’iler hamile karşı da ileri sürülebilir. Tahsil cirosunun tek fonksiyonu teşhis fonksiyonudur. Senedi tahsil cirosu ile devralan kişi ancak tahsil cirosu ile devredebilir. Tahsil yetkisi, yetkiyi verenin ölümü veya kısıtlanması ile sona ermez.

  • Rehin cirosu: Poliçeden doğan hakkın cirantanın borcuna teminat olarak başkasına devredilmesidir. Rehin cirosu için ciro edilirken “bedeli rehin içindir, bedeli teminat içindir” gibi ayni bir teminatı içeren kaydın konulması gerekmektedir. Rehin cirosu tam ciro şeklinde yapılmalıdır. Rehin cirosu ile poliçeyi devralan kişi ancak tahsil cirosu ile devredebilir. Rehin cirosunda poliçeyi elinde bulunduran hamil senetten doğan hakları kendi adına kullanır. Senet borçluları tarafından cirantalara karşı ileri sürülebilecek def’iler hamile karşı ileri sürülemez. Ancak rehni doğuran işleme karşı def’iler senedi rehin cirosuyla devralan kişilere karşı ileri sürülebilir. Rehin cirosunun tek fonksiyonu teşhis fonksiyonudur.

  1. Zilyetliğin Geçirilmesi

Poliçe, senedin ön veya arka yüzüne ya da senette yer kalmamışsa alonj üzerine yazılan ciro hükmündeki devir beyanı ve zilyetliğin teslimi ile devredilir. Kıymetli evrakların içerdiği haklar senetten ayrı ileri sürülemez ve devredilemez.

Zilyetliğin geçirilmesi ayni sözleşme niteliğindedir. Poliçenin zilyetliğinin geçerli olarak devredilebilmesi için teslim eden ile teslim alının iradeleri ile gerçekleşmesi gerekmektedir.

Poliçe hangi nedenle hamilinin elinden çıkarsa çıksın yeni hamilin kazanımı geçerlidir. Ancak yeni hamil poliçeyi kötüniyetle kazanmışsa ya da ağır kusuru varsa poliçeyi iade etmekle yükümlüdür.

D. Poliçede Kabul

Kabul poliçeye özgü bir işlemdir. Senet düzenlenirken herhangi bir dahli olmayan muhataba, hamil tarafından senedi kabul edip etmediğinin tespiti için senedin sunulmasıdır. Muhatap kabul beyanında bulunursa senedin asli borçlusu olur.

Kural olarak poliçe vadeye kadar hamil veya poliçeyi elinde bulunduran herkes tarafından muhatabın yerleşim yerinde onun kabulüne sunulabilir. Muhatap poliçeyi kabul etmezse poliçenin borçlusu olmaz. Poliçeyi kabul eden muhatap vadesinde poliçe bedelini ödemeyi taahhüt eder ve poliçenin asıl borçlusu olur.

Poliçenin düzenleyeni ile muhatabı aynı kişi olabilir. Bu durumda düzenleyen, muhatap sıfatı ile poliçeyi kabul etmediği müddetçe muhatap gibi sorumlu tutulamaz. Düzenleyen olarak kendisine başvurulabilmesi için protesto düzenlenmesi zorunludur.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 696

(1) Kabul, kayıtsız şartsız olmalıdır; fakat muhatap kabulü poliçe bedelinin bir kısmı ile sınırlayabilir.

(2) Kabul beyanı, bundan başka noktalarda poliçe içeriğinden farklı olursa, poliçe kabul edilmemiş sayılır. Bununla beraber kabul eden, kabul beyanındaki şartlar çerçevesinde sorumludur.

Kabul tek taraflı, soyut, kayıtsız ve şartsız bir beyandır. Düzenleyen poliçe ile muhataba ödeme ve lehdara tahsil yetkisi vermektedir. Muhatap poliçe bedelini ödemek zorunda değildir ancak poliçe üzerine kabul şerhi koyan muhatap ödememeden sorunlu olur.

Poliçe kabul edilmezse hamil noterde kabul etmeme protestosu düzenleyerek poliçe borçlularına başvurabilir.

 Poliçe muhatap tarafından tedavüle çıkmadan önce veya sonra kabul edilebilir. Poliçenin tedavüle çıkmadan önce kabulünde, düzenleyen muhatap üzerine poliçe düzenlemiş ve muhatabın kabul beyanı yazıldıktan sonra poliçe lehdara verilerek tedavüle çıkarılmış olabilir. Bu şekilde tedavüle çıkarılan poliçeler, muhatap tarafından poliçenin vadesinde ödenmesi hususunda güven verdiği için daha kolay devredilir. Bu poliçelerde poliçenin vadesinde ödenmemesinden muhatap, düzenleyen, lehdar, cirantalar ve avalistler sorumludur.

Düzenleyen poliçeyi muhatabın kabul beyanını almadan da tedavüle çıkarabilir. Ancak bu şekilde tedavüle çıkan poliçeler muhatabın kabul beyanı ile tedavüle çıkarılanlara göre daha az güven teşkil eder ve daha zor devredilir. Bu poliçelerde poliçenin vadesinde ödenmemesinden dolayı düzenleyen, lehdar, cirantalar ve avalistler sorumludur.

Muhatabın kabul şerhi olmadan tedavüle çıkarılan poliçelerde lehdar ya da cirantalar hamil sıfatı ile poliçeyi kabule arz eder. Hamil poliçeyi vadesinde kabule arz edebilir ancak muhatabın kabul zorunluluğu yoktur.

Vadede veya vadeden sonra poliçeyi kabul eden muhatap poliçe bedelinden dolayı sorumludur.

Poliçe vadesine kadar kabule arz edilebilir. Düzenleyen kabule arz süresini belirleyebilir.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 692

(1) Düzenleyen, bir süre belirleyerek veya belirlemeden poliçenin kabule arz edilmesini şart koşabilir.

(2) Düzenleyen, üçüncü bir kişinin yerleşim yerinde veya muhatabın yerleşim yerinden başka bir yerde ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi gereken poliçeler hariç olmak üzere, poliçenin kabule arzını menettiğini poliçeye yazabilir.

(3) Düzenleyen, poliçenin belirli bir tarihten önce kabule arz edilmemesini de şart koşabilir.

(4) Düzenleyen, poliçenin kabule arzını menetmiş olmadıkça, bir süre koyarak veya koymayarak, her ciranta poliçenin kabule arzını şart koşabilir.

Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçelerin kabule arz edilmesi zorunludur. Bu poliçelerde düzenleyen kabule arz için bir süre belirlememişse düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde kabule arz edilmesi gerekmektedir. Düzenleyen bu süreyi kısaltıp uzatabilirken cirantalar yalnızca kısaltabilir.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 695

(1) Kabul beyanı poliçe üzerine yazılır ve “kabul edilmiştir” veya buna eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve muhatap tarafından imzalanır. Muhatabın, poliçenin ön yüzüne yalnız imzasını koyması kabul hükmündedir.

(2) Poliçenin, görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart edilmiş olduğu veya özel bir şart gereğince belirli bir süre içinde kabule arz edilmesi gerektiği takdirde, hamil ibraz günü tarihinin atılmasını istemedikçe, kabul hangi gün gerçekleşmişse poliçeye o günün tarihi atılır. Tarih atılmamış olduğu takdirde, hamil cirantalarla düzenleyene karşı başvurma haklarını koruyabilmek için bu eksikliği zamanında düzenlenecek bir protesto ile tespit ettirmek zorundadır.

Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bir poliçenin vadesi, kabul şerhinde yazılı tarihe veya protesto tarihine göre belirlenir. Kabul şerhinde tarih gösterilmemiş ve protesto da çekilmemiş olursa poliçe, kabul eden hakkında, kabule ibraz için öngörülmüş bulunan sürenin son günü kabul edilmiş sayılır. (TTK m.705)

Muhatap kendisine kabul için arz edilen poliçeyi derhal kabul etmek zorunda değildir. Muhatap, poliçenin, kendisine arz edildiği günü izleyen günde bir daha ibrazını isteyebilir. İlgililer, bu istemin yerine getirilmediğini, ancak bu istem protestoya yazılmışsa ileri sürebilirler. Hamil, kabule arz edilen poliçeyi muhataba bırakmak zorunda değildir.

Poliçe hamil veya onu elinde bulunduran herkes tarafından kabule arz edilebilir. Kabul ile muhatap poliçenin asıl borçluları arasına girer. Poliçe bedeli yetkili hamile ödenir.

Poliçeyi muhatap, muhatabın yetkili temsilcisi veya araya girme süratiyle poliçeyi kabul edecek kişiler kabul edebilir.

Poliçede birden fazla muhatap gösterilmişse bunlardan birine kabule arz için sunulması yeterlidir. Bu kişilerden birisinin kabule arz edilen poliçeyi kabul etmemesi halinde hamil kabul etmeme protestosu çekerek poliçe borçlularına başvurabilir.

Muhataba aval verilmişse ve muhatap poliçeyi kabul etmemişse poliçenin avaliste sunulmasına gerek yoktur. Muhatabın poliçeyi kabul etmemesi halinde avaliste arz edilmeden kabul etmeme protestosu çekilebilir.

Kabule arzı yasaklanmamış poliçe araya girme suretiyle kabul edilebilir. Araya girme suretiyle kabul iki şekilde gerçekleşir. Birincisi düzenleyen, lehdar, cirantalar ve avalistlerden birinin poliçeyi gerektiğinde kabul edecek bir kişiyi göstermesidir. İkincisi ise herhangi bir poliçe borçlusu için bir kişinin poliçeyi kabul edeceğini kendiliğinden teklif etmesidir.

Poliçenin borçlusu veya üçüncü kişi araya girme suretiyle poliçeyi kabul edebilir. Poliçeyi kabul eden muhatap poliçenin asıl borçlusudur ve poliçeyi araya girme suretiyle kabul edemez. Poliçeyi kabul etmemiş olan muhatap araya girme suretiyle kabul edebilir.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 735

(1) Vadenin gelmesinden önce, hamilin başvurma hakkını kullanabileceği bütün hâllerde, poliçe araya girilerek kabul edilebilir; meğerki, kabul için ibrazı menedilen bir poliçe söz konusu olsun.

(2) Poliçeyi gereğinde ödeme yerinde kabul edecek veya ödeyecek olan bir kişi poliçede gösterildiği takdirde, hamil, o kişiye poliçeyi ibraz etmiş ve araya girme suretiyle kabul etmeme hâlinde kabul etmemeyi bir protesto ile tespit ettirmiş olmadıkça, o kişiyi göstermiş olan kişiye ve o kişiden sonra gelen borçlulara karşı vadenin gelmesinden önce başvurma hakkını kullanamaz.

(3) Diğer araya girme hâllerinde hamil, araya girme suretiyle kabulü reddedebilir; ancak, buna izin verirse, araya girme suretiyle kimin lehine kabulde bulunmuşsa ona ve ondan sonra gelen borçlulara karşı vadenin gelmesinden önce başvurma haklarını kullanamaz.

Araya girme suretiyle kabulün poliçe üzerine yazılması ve imzalanması gerekmektedir. Kabul beyanında kimin lehine araya girildiği gösterilir; gösterilmemişse düzenleyen lehine kabul edilmiş sayılır.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 734

(1) Düzenleyen ve cirantalardan veya aval verenlerden her biri, poliçeyi gereğinde kabul edecek veya ödeyecek olan bir kişiyi gösterebilir.

(2) Poliçe, aşağıda yazılı şartlar altında, poliçe dolayısıyla kendisine başvurulması mümkün olan herhangi bir borçlu için araya giren bir kişi tarafından kabul edilebilir veya ödenebilir.

(3) Muhatap da dâhil her üçüncü kişi veya poliçeyi kabul eden kişi hariç olmak üzere, poliçeden dolayı zaten borçlu olan herkes araya girerek poliçeyi kabul edebilir veya bedelini ödeyebilir.

(4) Araya girmek suretiyle kabul veya ödemede bulunan kişi, lehine araya girdiği borçluya durumu iki iş günü içinde ihbar etmek zorundadır. Bu süreye uymazsa ihbarda bulunmamış olmasından doğan zarardan, poliçe bedelini aşmamak üzere sorumlu olur.

 Araya girerek kabul eden kişi, hamile ve kimin lehine araya girmişse, ondan sonra gelen borçlulara karşı tıpkı lehine araya girilen kişi gibi sorumlu olur. Bu nedenle araya girme suretiyle kabul gerçek anlamda bir kabul hükmünde değil.

            Poliçe muhatabın yerleşim yerinde kabule arz edilir. TTK m.755’e göre poliçenin kabulü muhatabın ticaret yerinde böyle bir yer yoksa konutunda yapılır.

            Kabul beyanı poliçe zerine “kabul edilmiştir” veya bu anlama gelen bir kaydın poliçe üzerine yazılarak ve muhatap tarafından imzalanarak yapılır. Muhatap tarafından poliçenin ön yüzüne açıklama olmadan atılan imza kabul hükmündedir.

            Poliçenin, görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart edilmiş olduğu veya özel bir şart gereğince belirli bir süre içinde kabule arz edilmesi gerektiği takdirde, hamil ibraz günü tarihinin atılmasını istemedikçe, kabul hangi gün gerçekleşmişse poliçeye o günün tarihi atılır. Tarih atılmamış olduğu takdirde, hamil cirantalarla düzenleyene karşı başvurma haklarını koruyabilmek için bu eksikliği zamanında düzenlenecek bir protesto ile tespit ettirmek zorundadır. (TTK m.695/2)

            Kabul tek taraflı ve karşı tarafa ulaşması gerekli bir irade beyanıdır. Kabul beyanı karşı tarafa ulaşana kadar beyanda bulunan kişi beyanından rücu edebilir. Kabul beyanı çizilmiş ise poliçe kabul edilmemiş demektir.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 699

(1) Muhatap poliçe üzerindeki kabul şerhini poliçeyi geri vermeden önce çizmiş olursa kabulden kaçınmış sayılır. Kabul şerhinin, poliçenin geri verilmesinden önce çizilmiş olduğu, aksi ispatlanıncaya kadar karinedir.

(2) Bununla beraber, muhatap hamile veya poliçede imzası bulunan bir kişiye poliçeyi kabul ettiğini yazı ile bildirmişse, bunlara karşı kabul beyanı çerçevesinde sorumlu olur.

            Hamil poliçeyi kabule arz etmek zorunda değildir. Ancak poliçeyi kabule arz etmeyen hamil vadeden önce poliçe borçlularına karşı başvurma hakkını kullanamaz.

            Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçeler kabule arz edilmek zorundadır. Bu tür poliçelerde vade kabul tarihine göre belirlenir. Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçelerin düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde kabule arz edilmeleri gerekmektedir.

Düzenleyen, bir süre belirleyerek veya belirlemeden poliçenin kabule arz edilmesini şart koşabilir. Düzenleyen, poliçenin kabule arzını menetmiş olmadıkça, bir süre koyarak veya koymayarak, her ciranta poliçenin kabule arzını şart koşabilir.  (TTK m.692)

Düzenleyen, üçüncü bir kişinin yerleşim yerinde veya muhatabın yerleşim yerinden başka bir yerde ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi gereken poliçeler hariç olmak üzere, poliçenin kabule arzını menettiğini poliçeye yazabilir. Düzenleyen, poliçenin belirli bir tarihten önce kabule arz edilmemesini de şart koşabilir. Cirantaların kabule arz yasağı koyma yetkisi yoktur.

            Düzenleyen poliçenin kabul edilmemesinden veya ödenmemesinden sorumludur. Ancak düzenleyen senet üzerine kabul edilmemeden sorumlu olmayacağına dair kayıt koyarak kabul edilmemeden doğan sorumluluktan kurtulabilir. Düzenleyenin ödememeden sorumlu olmayacağına dair koyduğu kayıtlar yazılmamış sayılır.

E. Poliçede Ödeme

  1. VADE

Vade poliçenin ihtiyari unsurlarındandır. Vade belirtilmemiş olan poliçeler görüldüğünde ödenecek poliçe olarak kabul edilir. Poliçe bedeli vade tarihinde muaccel hale gelir.

Vade ve ödeme günü aynı günlerdir. Ancak her zaman vade ile ödeme günü aynı güne denk gelmeyebilir. Ödeme günü iş günleridir. Vade tatil günlerine denk gelirse tatili izleyen ilk iş günü ödeme günüdür. Vade iş gününe denk geliyorsa ödeme günü ile vade aynı gün olur.

Poliçelerde vade türleri:

  • Belirli bir günde ödenecek poliçeler,

  • Düzenlenme gününden bir süre sonra ödenecek poliçeler,

  • Görüldüğünde ödenecek poliçeler,

  • Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçeler.

Belirli bir günde ödenecek poliçelerde vade gün, ay ve yıl olarak belirtilir. Vade gün, ay ve yıl olarak gösterilmeyebilir. Herkes tarafından bilinen, poliçenin tedavülünü zorlaştırmayan ve tespit edilebilen ifadelerle de vade belirtilmiş olabilir. Örneğin 2021 Zafer Bayramı.

Gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan ya da sübjektif nitelikteki ifadeler vade olarak kabul edilemez.

Eğer senet üzerindeki vade düzenlenme tarihinden öncesini gösteriyorsa poliçe geçersizdir. Vade ve düzenlenme tarihi aynı gün olabilir.

Düzenlenme gününden belirli bir süre sonra ödenecek poliçelerde vade düzenlenme tarihine göre hesaplanır. Poliçelerde düzenlenme tarihinin gösterilmesi zorunludur. Poliçe üzerindeki düzenlenme tarihinin gerçek düzenlenme tarihi olması zorunlu değildir.

Görüldüğünde ödenecek poliçelerde vade muhataba ibraz edildiği gündür. Poliçe üzerinde vade belirtilmemişse görüldüğünde ödenecek poliçedir.

Görüldüğünde ödenecek poliçelerin düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde muhataba ibraz edilmesi gerekmektedir. Süresinde muhataba ibraz edilmeyen poliçenin vadesinin düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl olduğu kabul edilmektedir. Düzenleyen bu süreyi uzatıp kısaltabilirken lehdar ve cirantalar yalnızca kısaltabilir. Düzenleyen poliçenin ödeme için belli bir günden önce muhataba arz edilesini yasaklayabilir. Bir yıllık süre bu tarihten sonra işlemeye başlar.

Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçelerde vade kabul şerhinin yazıldığı tarihe göre hesaplanır. Kabul şerhinde tarih bulunmuyorsa hamil protesto düzenler ve vade protesto tarihine göre saptanır. Protesto da çekilmemişse kabule arz için belirlenen sürenin sonunda kabule arz edilmiş sayılır. Vade bu tarihten itibaren hesaplanır. Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçelerin düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde kabul için muhataba ibraz edilmesi gerekmektedir.

  1. Poliçenin Ödenmemesi

Muhatabın vadesi gelen poliçeyi ödemesi ile borç ortadan kalkar. Poliçenin ödenmesi için muhataba ibraz edilmesi gerekmektedir. Poliçe takas odasına da ibraz edilebilir.

Görüldüğünde ödenecek poliçelerin vadesi muhataba ibraz edildikleri gündür. Bu poliçelerin düzenlenme gününden itibaren bir yıl içinde muhataba ibraz edilmeleri gerekmektedir. Düzenleyen ibraz süresini uzatıp kısaltabilir ancak lehdar ve cirantalar sadece kısaltabilir. Düzenleyen görüldüğünde ödenecek poliçenin belirli bir günden önce muhataba ibraz edilmesini yasaklayabilir. Bu halde bir yıllık ibraz süresi sözü geçen tarihten itibaren işlemeye başlar.

Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bir poliçenin hamili, poliçeyi ödeme gününde veya onu izleyen iki iş günü içinde ödenmek üzere ibraz etmelidir. (TTK m.708)

Poliçenin kabul için ibrazı herkes tarafından yapılabilirken ödeme için ibrazı yalnızca yetkili hamil tarafından yapılabilir.

Poliçe ödenmesi için vadesinde muhataba ibraz edilir. Birden fazla muhatabın olduğu poliçelerde muhataplardan birinin ödemeyi reddetmesi üzerinde hamil ödememe protestosu düzenleyebilir. Muhataplardan birinin poliçeyi kısmen veya tamamen ödememesi halinde ödememe protestosu düzenlenebilir.

Poliçe bedeli araya girme suretiyle de ödenebilir.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 734

(1) Düzenleyen ve cirantalardan veya aval verenlerden her biri, poliçeyi gereğinde kabul edecek veya ödeyecek olan bir kişiyi gösterebilir.

(2) Poliçe, aşağıda yazılı şartlar altında, poliçe dolayısıyla kendisine başvurulması mümkün olan herhangi bir borçlu için araya giren bir kişi tarafından kabul edilebilir veya ödenebilir.

(3) Muhatap da dâhil her üçüncü kişi veya poliçeyi kabul eden kişi hariç olmak üzere, poliçeden dolayı zaten borçlu olan herkes araya girerek poliçeyi kabul edebilir veya bedelini ödeyebilir.

(4) Araya girmek suretiyle kabul veya ödemede bulunan kişi, lehine araya girdiği borçluya durumu iki iş günü içinde ihbar etmek zorundadır. Bu süreye uymazsa ihbarda bulunmamış olmasından doğan zarardan, poliçe bedelini aşmamak üzere sorumlu olur.

            Poliçeler vadesinde ödenir. Vadesi hafta tatiline ya da resmi bir tatile denk gelirse tatili izleyen ilk iş günü poliçenin ödenmesi istenebilir. Hamil vadeden önce yapılan ödemeyi kabul etmek zorunda değildir.

            Emre yazılı poliçeyi vadesinde ödeyen kişi hile veya ağır bir kusuru bulunmadıkça borcundan kurtulur. Ödeyen kişi, ciro zincirinin düzenli olup olmadığını incelemekle yükümlüdür ancak cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir.

            Nama yazılı poliçelerde muhatap ödemeyi yetkili hamile yapmak zorundadır.

            Poliçe bedelinin tamamen ödenmesi halinde senedin muhataba iade edilmesi gerekmektedir. Muhatap senede ibra şerhi konulmasını isteyebilir. Bu durumda hamil ibra şerhi yazarak poliçeyi muhataba iade eder.

Poliçe bedelinin kısmen ödenmesi halinde hamil kısmi ödemeyi reddedemez. Kısmi ödemede senet muhataba iade edilmez. Muhatap senet üzerine yapılan ödemenin yazılması ve kendisine makbuz verilmesini isteyebilir.

Poliçeyi kabul eden muhatap vadesinde bedeli ödeyerek borçtan kurtulmayı amaçlar. Hamil ödeme için ibraz süresi içinde poliçeyi muhataba ibraz etmezse muhatap, gideri ve riski hamile ait olmak üzere poliçenin bedelini bir bankaya tevdi edebilir.

Poliçenin vadesinde ibraz edilmemesi muhatabı temerrüde düşürmez. Eğer muhatap poliçeyi daha önce kabul etmiş ve ödeme için ibraz süresi içinde ibraz edilmesine rağmen bedeli ödememişse temerrüde düşer.

Poliçe bedelinin yabancı ülke parasıyla ödenmesi kararlaştırılmış olabilir.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 711

(1) Poliçenin, ödeme yerinde rayici olmayan bir para ile ödeneceği şart koşulduğu takdirde, bedeli, vade günündeki değerine göre o ülke parasıyla ödenebilir. Borçlu, ödemede geciktiği takdirde, hamil poliçe bedelinin dilerse vade günündeki, dilerse ödeme günündeki kura göre ülke parasına dönüştürülerek ödenmesini isteyebilir.

(2) Kanuni rayici olmayan paranın değeri, ödeme yerindeki ticari teamüllere göre belirlenir. Bununla beraber, düzenleyen, ödenecek paranın poliçede yazılı belirli bir rayice göre hesap edilmesini şart edebilir.

(3) Düzenleyen, ödemenin belirli bir para ile yapılmasını (aynen ödemeyi),  şart koşmuş ise birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz.

(4) Poliçe bedeli, düzenlenme ve ödeme yeri olan ülkelerde aynı adı taşıyan, fakat değerleri birbirinden farklı olan para ile gösterildiği takdirde ödeme yerindeki para kastedilmiş sayılır.

            Muhatabın poliçe bedelinin ödenmesi ile borç sona erer.

            Poliçe üzerine kabul şerhi koyan muhatap poliçenin asıl borçlusudur. Bu nedenle hamil, poliçenin kısmen veya tamamen ödenmemesi halinde poliçeyi kabul eden muhataba zamanaşımı süresi içinde ödememe protestosu çekmeden her zaman başvurabilir. Hamil aynı zamanda süresinde ödememe protestosu düzenleyerek poliçenin diğer borçlularına da başvurabilir.

Poliçeyi kabul etmeyen muhataba poliçenin kısmen veya tamamen ödenmemesi halinde başvurulamaz. Hamil kabul etmeme veya ödememe protestosu düzenleyerek cirantalara, lehdara, avalistlere ve araya girme süratiyle kabul edenlere başvurarak poliçe bedelinin ödenmesini talep edebilir.

F. Poliçenin Kabul Edilmemesi Veya Ödenmemesi Halinde Başvurma Hakkı

Türk Ticaret Kanunu’nun 713 ila 731.maddeleri arasında poliçenin muhatap tarafından kabul edilmemesi veya kabul edilmesine rağmen ödenmemesinin sonuçları düzenlenmiştir.

  1. Poliçenin Borçluları

Poliçenin borçluları asıl borçlular ve başvurma borçluları olarak ikiye ayrılmaktadır.

Poliçeyi kabul etmiş olan muhatap veya muhataplar ile onların lehine aval verenler poliçenin asıl borçlularıdır. Hamil zamanaşımı süresi içinde ödememe protestosu çekmeden asıl borçlulara başvurarak poliçe bedelinin ödenmesini talep edebilir. Poliçeyi kabul etmeyen muhatap borçlu değildir.

Düzenleyen, lehdar, cirantalar ile bu kişilerin lehine aval verenler ve araya girme süratiyle kabul edenler başvuru borçlularıdır.

  1. Müteselsil Sorumluluk

Poliçe bedelinin vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemesi halinde poliçe borçluları yetkili hamile karşı müteselsilen sorumludur.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 724

(1) Bir poliçeyi düzenleyen, kabul eden, ciro eden veya o poliçeye aval veren kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludurlar.

(2) Hamil, bunların borçlanmadaki sıraları ile bağlı olmaksızın her birine veya bunlardan bazılarına ya da hepsine birden başvurabilir.

(3) Poliçeden dolayı borç altına girmiş olup da poliçeyi ödemiş bulunan herkes aynı hakkı kullanabilir.

(4) Hamil borçlulardan yalnız birine başvurmakla, diğer borçlularla ilk önce başvurduğu borçludan sonra gelenlere karşı haklarını kaybetmez.

Poliçe üzerine “ciro edilemez” kaydı koyan lehdar veya cirantalar poliçe bedelinin kısmen veya tamamen ödenmemesinden doğan sorumluluktan kurtulurlar. Ancak bu kaydı koyan kişilerin senedi ciro ile devrettikleri kişiye karşı poliçenin tamamen veya kısmen ödenmemesinden doğan sorumlulukları devam eder.

Poliçe üzerine “poliçenin tamamen veya kısmen ödenmemesinden dolayı hiçbir sorumluluğum yoktur” şeklinde kayıt koyan lehdar veya cirantaların poliçe bedelinin tamamen veya kısmen ödenmemesi nedeniyle hiç kimseye karşı sorumluluğu yoktur.

Lehdar veya cirantalar senet üzerine koyacakları kayıtla poliçe bedelinin yalnızca bir kısmından sorumlu olacaklarını belirterek sorumluluktan kurtulabilirler.

Düzenleyen senet üzerine poliçenin kısmen veya tamamen ödenmemesinden doğan sorumluluğunu kaldıracak bir kayıt koyamaz. Düzenleyenin bu anlama gelen kayıtları hüküm ifade etmez. Düzenleyen poliçenin kabul edilmemesinden sorumlu olmayacağına dair kaydı senet üzerine düşebilir.

Poliçe borçluları arasındaki teselsül yukarıya doğrudur. Hamil poliçe bedelini borçlulardan birinden tahsil ettiğinde ödemeyi yapan borçlu kendisinden önce gelen borçlulara ödediği tutarın bir kısmı ya da tamamı için başvurabilir.

Poliçe borçlusu olarak ödeme yapan avalist, lehine aval verdiği kişiye ve kendisinden önce gelen borçlulara başvurabilir.

  1. Başvurma Hakkının Kapsamı

Türk Ticaret Kanunu’na göre hamil başvurma yoluyla;

  • Poliçenin kabul edilmemiş veya ödenmemiş olan bedelini ve şart kılınmışsa işlemiş faizi,

  • Vadenin gelmesinden itibaren işleyecek faizi,

  • Protestonun ve hamil tarafından tebliğ olunan ihbarların giderleriyle diğer giderleri ve

  • Poliçe bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini,

talep edebilir.

Başvurma hakkı vadeden önce kullanılırsa poliçe bedelinde iskonto yapılır. Bu iskonto başvurma tarihinde hamilin yerleşim yerinde geçerli olan resmî iskonto oranına göre hesap edilir.

Poliçe bedelini ödeyen borçlu kendisinden önce gelen borçlulara başvurarak;

  • Ödemiş olduğu tutarın tamamını,

  • Ödeme tarihinden itibaren bu tutarın faizini,

  • Yaptığı giderleri ve

  • Poliçe bedelinin binde ikisini aşmamak üzere komisyon ücretini,

isteyebilir.

  1. Başvurma Hakkının Kullanılma Şartları

  1. Maddi Şartlar

Hamilin başvurma hakkını kullanabilmesinin maddi şartları şöyledir:

  • Poliçenin vadesinin gelmesi, senedin ödeme için muhataba ibraz edilmesi ve muhatabın poliçe bedelini ödememesi ya da

  • Poliçenin en başta kabul edilmemesi ya da

  • Ödemenin tehlikeye düşmesidir.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 713

(1) Vadede poliçe ödenmemişse hamil, cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş olan diğer kişilere başvurabilir.

(2) Hamil;

a) Kabulden tamamen veya kısmen kaçınılmış,

b) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap iflas etmiş veya bir ilamla ispatlanmamış olsa da sadece ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki herhangi bir icra takibi semeresiz kalmış veya

c) Kabul için arz edilmesi menedilen bir poliçenin düzenleyeni iflas etmiş,

olursa vadenin gelmesinden önce de aynı başvurma hakkını haizdir.

  1. Şekli Şartlar

Hamilin başvurma hakkını kullanabilmesi için aranan şekli şart protesto çekilmesidir.

Poliçenin kabul edilmemesinin veya ödenmemesinin resmi belge niteliğindeki kabul etmeme veya ödememe protestosu ile ispatlanması gerekmektedir. Protesto ile muhatabın senedi kabul etmediği veya senet bedelini ödemediği tespit edilmiş olur. Resmi tatil günlerinde protesto işlemleri yapılamaz. Birden fazla muhatabın olduğu hallerde tek protesto düzenlenmesi yeterlidir.

Muhatap poliçeyi kabul etmezse başvurma hakkını kullanmak isteyen hamilin kabul etmeme protestosu çekmesi gerekmektedir. Bu protesto ile hamil vadeden önce de başvurma hakkını kullanabilir ve ayrıcı ödememe protestosu çekmesine gerek kalmaz.

Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın muhatap, ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki herhangi bir icra takibi semeresiz kalmış ise, hamil başvurma haklarını ancak poliçenin ödenmesi için muhataba ibrazından ve protestonun çekilmesinden sonra kullanabilir. (TTK m.714/5)

Bazı hallerde hamil protesto çekmeden de başvurma hakkını kullanabilir. Protesto düzenlenmesine gerek olmayan haller:

  • Poliçe üzerine düzenleyen tarafından “protestosuz” ya da bu anlamına gelen bir kayıt konulmuşsa protesto çekilmesine gerek yoktur. Düzenleyen tarafından konulan bu kayıtlar herkes için geçerlidir. Ciranta veya avalist tarafından koyulan bu kayıtlar sadece onlar için hüküm doğurur.

  • Düzenleyen tarafından kabul için ibrazı yasaklanan poliçelerde kabul etmeme protestosu çekilemez.

  • Muhatap iflas etmişse protesto çekilmez.

  • Poliçenin ödenmesine engel olan mücbir sebepler vadeden itibaren otuz günü geçerse poliçenin ibraz edilmesine ve protesto çekilmesine gerek olmadan başvurma hakkı kullanılabilir. Hamilin mücbir sebebin ortadan kalkmasıyla gecikmeksizin poliçeyi kabul veya ödeme için ibraz etmesi ve gerekirse protesto çekmesi şarttır.

  1. Protestonun Süresi ve Şekli

Kabul etmeme protestosu kabule arz süresi içinde çekilmelidir. Muhatap, poliçenin, kendisine arz edildiği günü izleyen günde bir daha ibrazını isteyebilir. İlgililer, bu istemin yerine getirilmediğini, ancak bu istem protestoya yazılmışsa ileri sürebilirler.

Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçelerde ödememe protestosunun ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur. Görüldüğünde ödenecek poliçelerde ödememe protestosu, kabul etmeme protestosu için öngörülen süre içinde çekilir.

Kabul etmeme ve ödememe protestosu noter tarafından düzenlenir.

Protesto;

  • Protestoyu çeken ve kendisine protesto çekilen kişilerin adlarını veya ticaret unvanlarını,

  • Kendisine protesto çekilen kişinin, poliçeden doğan taahhüdünü yerine getirmeye davet edildiği hâlde, taahhüdünü ifa etmemiş, kendisi bulunamamış veya ticaret yerinin ya da konutunun belirlenememiş olduğuna ilişkin bir şerhi,

  • Sözü geçen davetin yapıldığı veya davet teşebbüsünün sonuçsuz kaldığı yer ve güne ait bir şerhi ve

  • Protestoyu düzenleyen noterin imzasını,

içerir.

Kısmi ödeme yapılmışsa protestoda belirtilmelidir.

Protesto hamil veya vekilinin talebi üzerine noter tarafından düzenlenir. Protesto, protesto çekilecek kişinin (muhatabın) ticaret yeri veya ticaret yeri yoksa konutunun bulunduğu yerdeki noter tarafından çekilir.

G. İhbar

Hamil poliçenin muhatap tarafından kabul edilmemesi veya ödenmemesini ilgili kişilere bildirmekle yükümlüdür.

İhbar hamil tarafından kendi cirantasına, avalistine ve düzenleyene yapılır. İhbar protestolu poliçelerde protesto gününü; protestosuz poliçelerde ibraz gününü izleyen dört iş günü içinde yapılır.

TÜRK TİCARET KANUNU

MADDE 723

(1)  Hamil, protesto gününü veya poliçede “gidersiz” kaydı mevcut ise, ibraz gününü izleyen dört iş günü içinde, kabul etmeme veya ödememe hâllerini, kendi cirantasına ve düzenleyene ihbar etmek zorundadır.

(2) Her ciranta aldığı ihbarı, bunları aldığı günü izleyen iki iş günü içinde önceki ihbarları yapan kişilerin adlarını ve adreslerini de göstermek suretiyle, kendi cirantasına ihbar eder. Düzenleyene varıncaya kadar bu sıra dâhilinde hareket edilir. Süreler önceki ihbarın alındığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

(3) Poliçede imzası bulunan bir kişiye ikinci fıkra gereğince ihbarda bulunulduğu takdirde, kendisine aval veren kişiye de aynı süre içinde bu ihbarın yapılması gerekir.

(4) Bir ciranta adresini hiç yazmamış veya okunması mümkün olmayacak surette yazmış ise, ihbarın ondan önceki cirantaya yapılması yeterlidir.

(5) İhbarı yapacak olan kişi bunu noter aracılığıyla veya sadece poliçenin iadesi yoluyla yapabilir.

(6) İhbarı yapmakla yükümlü olan kişi bunu belirli süre içinde yaptığını ispat etmek zorundadır.

(7) Birinci ve ikinci fıkralarda gösterilen süreler içinde ihbarname göndermeyen kişi başvurma hakkını kaybetmezse de ihmalinden doğan zarardan sorumlu olur. Ancak, bu zarara ilişkin tazminat borcu poliçe bedeliyle sınırlıdır.

H. Retret

Poliçe muhatap tarafından ödenmemişse hamil veya kendisinden öncekilere başvurma hakkı olan kişiler bu haklarını “retret” adı verilen yeni bir poliçe düzenleyerek kullanabilirler.

Retret çekilmesinin herhangi bir şartı yoktur. Retretin kime çekilmişse o kişinin yerleşim yerinde ve görüldüğünde ödenmesi gerekmektedir.

I. Zaman Aşımı

Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek olan poliçeden doğan haklar, vadeden itibaren üç yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Hamil tarafından düzenleyen ve cirantalara karşı ileri sürülecek istemler protesto tarihinden veya senet üzerinde “gidersiz iade olunacaktır” kaydı bulunuyorsa vadenin dolmasından itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bir ciranta tarafından başka cirantalara ve düzenleyene karşı ileri sürülecek istemlerde zamanaşımı, cirantanın poliçeyi veya poliçenin dava yoluyla kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı aydır.

J. Aval

Aval Türk Ticaret Kanunu’nda 700 ila 702.maddeler arasında düzenlenmektedir.

Aval ile poliçe bedeli kısmen veya tamamen teminat altına alınabilir. Bu teminat, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından da verilebilir. Aval ile poliçe bedelinin ödenmesi güvence altına alınır ve poliçenin tedavülü kolaylaşır.

Aval bir çeşit kefalettir. Aval veren kişiye avalist denir.

Poliçe bedelinin tamamı ya da bir kısmı için aval verilebilir.

Kural olarak aval kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Bu kuralın istisnası kısmi aval verilmesidir. Herhangi bir kayıt ve şarta bağlı aval verilmişse kayıt ve şart geçersizdir ancak aval geçerliliğini korur.

Aval poliçeye bağlıdır. Eğer senet poliçe niteliğinde değilse aval de geçerli değildir.

Avalist, lehine aval verdiği kişi gibi sorumlu olur.

Lehine aval verilen kişi poliçenin borçlusu olmalıdır. Poliçe borçlusu olmayan kişiye verilen avaller geçersizdir.

Kimin için verildiği belirtilmeyen aval düzenleyene verilmiş sayılır.

Poliçe bedelini ödeyen aval rücu hakkına sahiptir.

Senedin ön yüzünde düzenleyen ve muhatabın kabul için attığı imzadan başka imza varsa bunlar aval hükmündedir.

Lehine aval verilen kişiye yöneltilebilecek olan def’iler avaliste karşı ileri sürülemez.

Aval üçüncü kişi ya da senet üzerinde imzası bulunanlar tarafından verilebilir.

Aval bir kambiyo taahhüdüdür ve asıl alacaktan bağımsızdır.

Aval poliçe veya alonj üzerine yazılır.

Aval, “aval içindir” veya bu anlama gelen bir kayıt ile senet üzerinde belirtilir. Aval beyanının tarih içermesi zorunlu değildir.

K. POLİÇE NÜSHALARI VE SURETLERİ

Poliçeni aynı özelliklerde olmak üzere birden fazla düzenlenmesine nüsha denir. Nüshalarda sıra numarası bulunur. Kural olarak nüshaları düzenleyen tarafından düzenlenir.

Tek nüsha olarak düzenlendiği kaydını içermeyen poliçelerde hamil giderleri karşılamak şartıyla birden fazla nüsha verilmesini isteyebilir.

Suret poliçenin kopyasıdır ve hamil tarafından düzenlenir. Suret üzerine ciro yapılabilir ve aval verilebilir. Ancak suret üzerine kabul şerhi konulamaz. Surette senedin aslının kim olduğu gösterilmek zorundadır. Suret düzenlenmeden önce en son yapılan ciroda “buradan itibaren yalnızca suret üzerine yapılan ciro geçerlidir” kaydı varsa buradan sonra senedin aslı üzerine yapılan cirolar geçersizdir.

Stj. Av. Atike KARAMAN & Av. Ahmet EKİN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu