İcra Hukuku

İlamlı İcra

Bir mahkeme kararının yerine getirilmesi için başvurulan cebri icra yoluna ilamlı icra denir. Para ve teminat alacakları dışındaki diğer tüm alacaklar için ilamlı icra zorunludur. Para ve teminat alacakları için ilamsız icra takibi yapılabileceği gibi önce dava açarak lehe alınan ilam ile ilamlı icra takibi de yapılabilir. İdari yargının görev alanına giren konularda yalnızca ilamlı icra takibi yapılabilir.

İlamlı icra takibi yapılabilmesinin koşulları:

  • İlam veya ilam niteliğinde bir belge,
  • İlam veya ilam niteliğindeki belgenin bir eda hükmü içermesi,
  • İcra edilebilmesi için kesinleşmesi gereken bir ilam söz konusuysa ilamın kesinleşmiş olması (ilamlı icra yoluna başvurabilmek için kural olarak hükmün kesinleşmiş olması şart değildir).

A. İlam ve İlam Niteliğinde Belgeler

İlk derece mahkemesi kararlarının taraflara verilen imzalı ve mühürlü örneklerine ilam denir. Alacaklının ilamlı icra takibi yapabilmesi için elinde ilam ya da ilam niteliğinde bir belge bulunması gerekmektedir.

    HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU MADDE 301

 (1) Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir. Hükmün bir nüshası da dosyasında saklanır.

  (2) Taraflardan her birine verilen hüküm nüshası ilamdır.

 (3) Tarafların elinde bulunan hüküm nüshalarının farklı olması hâlinde karar kartonundaki esas alınır.

İhtiyati tedbir kararlarının icrası için ilamlı icra takibi yapılamaz. Tespit hükmü içeren ilamların sadece yargılama giderlerine ilişkin kısmı için ilamlı icra takibi yapılabilir.

İlamlı icraya konu olabilecek ilamlar:

  • Hukuk mahkemesi ilamları,
  • Ceza mahkemesi ilamlarının tazminat veya yargılama giderlerine ilişkin kısımları,
  • Tam yargı davası sonucunda verilmiş olan idari yargı ilamları,
  • Sayıştay ilamları,
  • Hakem kararları,
  • Usulüne göre tenfiz kararı verilmiş olan yabancı mahkeme ilamları.

İcra ve İflas Kanunu 38.maddeye göre ilam niteliğindeki belgeler:

  • Mahkeme huzurunda yapılan sulhler,
  • Mahkeme huzurunda yapılan kabuller,
  • Mahkeme huzurunda yapılan feragatler,
  • Kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren düzenleme biçimindeki noter senetleri,
  • İstinaf ve temyiz kefaletnameleri,
  • İcra dairesindeki kefaletler.

Özel kanunlara göre ilam niteliğindeki belgeler:

  • Avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imzalanan uzlaştırma tutanakları,
  • Uzlaşmaya tabi suçlarda şüphelinin edimi yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi,
  • Tüketici hakem heyeti kararları,
  • Türkiye Noterler Birliği’nin para cezası veya giderlerin ödenmesine ilişkin kararları,
  • Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu’na göre; ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından onaylanan tarım kredi kooperatiflerinin kredi ile ilgili alacak senetleri, kağıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler,
  • Baroların para cezasına veya giderlerin ödenmesine ilişkin kararları,
  • Mühendis ve mimar odalarının aidat ve para cezasına ilişkin kararları,
  • Dispeç raporlarının onaylanması hakkındaki kesinleşmiş kararlar ile itiraza uğramamış olan dispeç raporunun onaylanması hakkındaki kararlar,
  • Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşması ve bu anlaşmaya mahkemeden cebri icraya elverişlilik şerhi verdirilmesi halinde bu şerhi taşıyan belge,
  • Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi.

B. İlamlı İcrada Görev ve Yetki

 İlamlı icrada yetkili icra dairesi ilamsız icradan farklıdır. Alacaklı Türkiye’deki herhangi bir yer icra dairesinde ilamlı icra takibi başlatabilir.

İlamlı icra takibi başladıktan sonra yerleşim yeri değişen alacaklı ilamlı icra takibinin yeni yerleşim yerine havale edilmesini isteyebilir.

C. İlamlı İcra Takibinin Başlaması ve İcranın Durdurulması

İlamlı icra takibi alacaklının elinde bulunan ilam ya da ilam niteliğindeki belgeyi icra dairesine vererek takip talebinde bulunması ile başlar.

Takip, talebinde genel haciz yolundaki takip talebinde bulunan unsurlar ve ilamın veya ilam niteliğindeki belgenin tarihi, numarası ve özeti yer alır.

Lehine ilam olan kimse, bu kimse ölmüş ya da alacağını devretmişse mirasçıları ve alacağı devralan kimse ilamlı icraya başvurma hakkına sahiptir. İlam aleyhine olan kimse takibin borçlusudur; bu kimse ölmüşse mirasçıları borçlu olur.

Kural olarak ilamlı icra takibi, son işlemin üzerinden on yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrar. İlam zamanaşımına uğramışsa borçlu icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Zaman aşımına uğramayan ilamlar:

  • Taşınmaz mülkiyetine ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin ilamlar,
  • Kişiler ve aile hukukuna ilişkin ilamlar.

İcra müdürü, ilam ya da ilam niteliğindeki belgenin olup olmadığını re’sen inceler. İlam ya da ilam niteliğinde bir belgeye dayanmadan gönderilen icra emrine karşı borçlu süresiz şikayet hakkını kullanabilir.

İlamlı icra talebini alan icra dairesi bir icra emri düzenler ve bunu borçluya gönderir. İcra emri, ilamsız icra takibindeki ödeme emrine benzer ancak borçlu icra emrine itiraz edemez. Borçlu yalnızca bazı sebeplere dayanarak icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını talep edebilir.

İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa temsilcilerinin adları ve soyadları ile şöhret ve yerleşim yerleri, hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret olduğu, ilamın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yargılamanın yenilenmesi yoluyla ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam edileceği yazar.

İcra emri ile borçluya, ilamda yazılı olan borcu icra emrinde belirtilen süre içinde ödemesi veya teslim etmesi gerektiği; aksi takdirde ilam hükmünün icra müdürü tarafından zorla yerine getirileceği ihtar edilir. Para ve teminat alacaklarında borcun yedi gün içinde ödenmesi ya da teminat verilmesi, teminat verilmezse ve icranın geri bırakılması kararı getirilmezse borçlunun bu süre içinde mal beyanında bulunması gerektiği aksi halde hapisle tazyik edileceği ihtarı yer almaktadır.

Bir mahkeme hükmüne karşı kanun yoluna başvurulması kural olarak o hükmün icrasını durdurmaz. Kural olarak ilamlı icra yoluna başvurulabilmesi için hükmün kesinleşmesi gerekmez. İlamlı icraya konu olabilmesi için kesinleşmesi gereken ilamlar:

  • Taşınmaza ve bunlara ilişkin ayni haklara dair hükümler,
  • Kişiler ve aile hukukuna ilişkin hükümler (nafaka hükümlerinin icrası için kesinleşmesi gerekmez),
  • Gemilere ve bunlara ait ayni haklara ilişkin kararlar.

Yabancı mahkeme ilamlarının, tenfizi hakkındaki karar için kanun yollarına gidilirse icra takibini durur.

İlamın icraya konulabilmesi için kesinleşmiş olması şart değildir ve kanun yollarına gidilmesi ile ilamın icrası kendiliğinden durmaz. Kanun yoluna başvuran borçlunun, ilamın icrasını durdurabilmek için üst mahkemeden icranın durdurulması kararı alması gerekmektedir.

İcranın durdurulmasının koşulları:

  • Bir ilam olmalı ve bu ilama dayanarak borçlu hakkında icra takibi başlatılmış olmalı,
  • İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna gidilmiş olmalı,
  • Kanun yolu başvurusunda icranın durdurulması (tehiri icra) istenmeli,
  • Borçlunun teminat göstermesi,
  • Borçlunun icra dairesinden, mahkemeden icranın durdurulması kararı getirinceye kadar süre (mehil) istemesi.

 İcranın durdurulması kararı almak isteyen borçlunun izlemesi gereken yol şu şekildedir:

  • Borçlu, kendisine tebliğ edilen icra emri üzerine icra dairesinden üst mahkemeden icranın durdurulması kararı getirinceye kadar kendisine uygun bir süre (mehil) verilmesini talep eder. Bu talep üzerine icra müdürü alacağın tamamı kadar teminat alır ve borçluya uygun bir süre verir. Verilen süre içinde icra takibi durur ancak üst mahkeme bu süre içinde karar vermezse icra dairesinden yeniden süre verilmesi talep edilir.
  • İcra dairesinden teminat karşılığında süre alan borçlu, kanun yolunda hükmü esastan inceleyecek olan üst mahkemeye başvurarak icranın durdurulmasını ister; mahkeme bunun üzerine dosya üzerinden inceleme yaparak borçlunun icranın durdurulması hakkındaki talebi ile ilgili acele bir karar verir. Üst mahkeme icranın durdurulmasına karar verirse icra dairesi icra takibini üst mahkemenin incelemesinin sonuna kadar erteler.
  • Üst mahkeme borçlunun icranın durdurulması talebini reddederse icranın durdurulması kararı kalkar ve icra takibine devam edilir. Takibin devam etmesiyle icra müdürü re’sen teminat olarak alınan parayı alacaklıya öder; eğer teminat para dışında bir mal veya hak ise önce paraya çevrilir daha sonra alacaklının alacağı ödenir.
  • Kanun yolu talebi üst mahkeme tarafından kabul edilirse ilamlı icra takibi durmaya devam eder. Borçlunun başvurusu üzerine hükmü veren mahkeme, üst mahkemenin kararına göre teminatın borçluya geri verilip verilmeyeceğine karar verir.

D. İcranın Geri Bırakılması

İcranın geri bırakılması üst mahkemeden icranın durdurulması kararı alınmasından farklıdır. İcranın durdurulması kanun yoluna başvurulmasına dayanırken; icranın geri bırakılması borcun itfa edilmesi veya ertelenmesi veya zamanaşımına uğramasına dayanmaktadır.

Kendisine icra emri tebliğ edilmiş olan borçlu, borcun itfa edildiğini veya ertelendiğini veya ilamın zamanaşımına uğradığını iddia ediyorsa icra dairesine bir dilekçe ile başvurarak icranın geri bırakılması talebinde bulunabilir.

  1. İcra Emrinin Tebliğinden Önceki Nedenlerle İcranın Geri Bırakılması

Borçlu, hükmün verilmesinden sonra ve icra emrinin tebliğinden önceki dönemde borcun itfa edildiği veya ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasında ise icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını talep etmek zorundadır. Bu süre içinde icranın geri bırakılmasını talep etmeyen borçlu, icra emrinin tebliğinden sonra tebliğden önceki sebeplere dayanarak icranın geri bırakılmasını talep edemez ve borcu ödemek zorunda kalır. Borçlu borcu ödedikten alacaklıya karşı istirdat davası yapabilir.

İcra mahkemesi icranın geri bırakılması talebinde bulunan borçlunun istemini dayandığı sebeplere bakarak inceler ve karar bağlar:

  • Borçlu, borcun icra emrinin tebliğinden önceki bir dönemde itfa edildiğini veya ertelendiğini yalnızca yetkili mercilerce düzenlenmiş veya onaylanmış ya da imzası icra dairesinde, icra mahkemesinde veya mahkemede alacaklı tarafından ikrar edilmiş belgelerle ispat edebilir. Borçlu borcun icra emrinin tebliğinden önceki bir dönemde itfa edildiğini ispat edebilirse icranın geri bırakılmasına karar verilir ve takip sona erer. Borçlu borcun icra emrinin tebliğinden önceki bir dönemde ertelendiğini ispat ederse takip borcun ertelendiği tarihe kadar durur.

Borçlu borcun itfa edildiğini veya ertelendiğini ispat edemezse icranın geri bırakılması talebi reddedilir ve icra takibi devam eder. Talebin reddedilmesi ile devam eden takip neticesinde borçlusu olmadığı bir borcu ödemek zorunda kalan borçlu, alacaklıya karşı istirdat davası açabilir.

  • Borçlu ilamın icra emrinin tebliğinden önce zamanaşımına uğradığı iddiası ile icara mahkemesinden icranın geri bırakılmasını talep edebilir. İlama dayalı takip son işlem üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İlam üzerindeki tarih ile takip talebi arasında on yıl geçmiş ise borçlu zamanaşımı iddiasını ispat etmiş olur ve icra mahkemesi icranın geri bırakılmasına karar verir. İcranın geri bırakılması kararı ile ilamlı icra takibi sona erer.

Alacaklı, icra mahkemesinin icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğ tarihten itibaren yedi gün içinde genel mahkemede ilamın zamanaşımına uğramadığının tespiti için dava açabilir. Alacaklı bu süre içinde dava açmazsa ilamın zamanaşımına uğradığı kesinleşir.

İcra mahkemesi ilamın zamanaşımına uğramadığına kanaat getirirse icranın geri bırakılması talebinin reddine karar verir ve icra takibi devam eder. Borçlu zamanaşımına uğramış ilamdaki borcu ödemek zorunda kalırsa alacaklıya karşı istirdat davası açabilir.

  1. İcra Emrinin Tebliğinden Sonraki Nedenlerle İcranın Geri Bırakılması

Borçlu icra emrinin tebliğinden sonraki bir dönemde borcun itfa edildiği veya ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasında ise ilamlı icra takibi sona erene kadar her zaman icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını talep edebilir.  Takip sona erdikten sonra borçlu genel mahkemede alacaklıya karşı istirdat davası açabilir.

Borçlu bu durumda iddiasını ancak noter tarafından re’sen düzenlenmiş veya onaylanmış bir belge ya da icra tutanağı ile ispat edebilir.

Borçlu zamanaşımı iddiasını takip dosyasına dayanarak ispat edebilir. Dosya üzerindeki son işlem tarihi ile borçlunun icranın geri bırakılmasını talep ettiği tarih arasında kural olarak on yıl geçmişse borçlu zamanaşımı iddiasını ispat etmiş sayılır.

E. İcranın İadesi

İcranın iadesi, ilamlı icra takibi boyunca yapılmış olan cebri icra işlemlerinin tamamen veya kısmen geri alınmasıdır.

İcranın iadesi, icra edilen bir ilamın istinafta kaldırılması veya temyizde bozulması durumunda kendisine karşı takip yapılan kimsenin, takibin borçlusu olmadığı ya da takip miktarı kadar borcu olmadığının kesin hükümle saptanması halinde başvurulabilecek bir yoldur.

    İCRA VE İFLAS KANUNU MADDE 40

(Değişik birinci fıkra: 2/3/2005-5311/7 md.) Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.

 (Değişik ikinci fıkra: 2/3/2005-5311/7 md.) Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.

  Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez.

  YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ 2006/1386 E, 2006/3151 K, 28.03.2006 T

 İCRANIN İADESİ

ÖZETİ: İİK’nun 40. maddesi uyarınca, bir ilam hükmü icra edildikten sonra bozulup da aleyhine icra yapdmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesinleşen hükümle sabit olursa, ayrıca bir karara gerek kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur. İcranın iadesi yolu ile iade borçlusundan geri alınıp alacaklıya verilecek meblağ, iade alacaklısının icra dairesine ve icra dairesinin de iade borçlusuna ödemiş olduğu paradır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu