Aile Hukuku

Mal Ayrılığı Rejimi Nedir?

Mal Ayrılığı Rejimi

Eski medeni kanunumuzda yasal mal rejimi olarak kabul edilen mal ayrılığı rejimi, her eşin kendi malının sadece kendisine ait olması yani her eşin kendi malı üzerinde, yasal sınırları ihlal etmeden, tasarruf, yönetim, mülkiyet, yararlanma haklarını şahsen kullanabilmesidir.

Mal ayrılığı rejimi 4721 sayılı Medeni Kanunumuzun 242. Maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir;

TMK madde 242:

“Mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığıüzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.”

A.      Eşlerin Hakları

1.      Mülkiyet Bakımından

Mal ayrılığı rejiminde, her eş evlenmeden önce edindiği malların tek hak sahibi olduğu gibi evlilik birliği içerisinde, mal ayrılığı rejimi içerisinde edindiği malvarlıkları için de tek hak sahibi konumundadır.

Bunun yanı sıra mal ayrılığı rejiminde de paylı mallardan söz etmek mümkündür. Eşlerden hangisine ait olduğu bilinemeyen mallar, eşlerin paylı malları olarak nitelendirilir. Bir malın kendisine ait olduğunu ispatlayamayan eşler bu durum ile sıklıkla karşı karşıya gelebilmektedirler.

2.      Yönetim Bakımından

Yönetim konusunda da, mülkiyete olduğu gibi malvarlığı sahibi eş tek başına yönetim hakkına sahip olmaktadır. İşbu yönetim hakkına diğer eşin bir müdahalede bulunması söz konusu değildir. Fakat malvarlığı sahibi eş, açıkça veya örtülü şekilde diğer eşe yönetimi bırakabilir. Bu durumda ise vekalet hükümleri uygulama alanı bulacaktır.

3.      Yararlanma Bakımından

Her eş doğal olarak kendi mülkiyetinde bulunan malvarlığından dilediği ölçüde yararlanabilmekte olup diğer eşin bu malvarlığının doğal ve hukuki getirilerinden yararlanması söz konusu değildir.

4.      Tasarruf Bakımından

Mal ayrılığı rejimini benimseyen eşler, yönetim ve mülkiyet haklarını kullandıkları gibi tasarruf haklarını da yasal sınırlar içerisinde kendi başına kullanabiliyor olsa da bu hakka kanunda birtakım sınırlar getirmiştir;

a)  Aile Konutu

TMK madde 194/1 uyarınca, her ne kadar mal ayrılığı rejimi benimsenmiş olsa da malvarlığı sahibi eş “aile konutu” üzerinde tasarrufta bulunabilmek için diğer eşin rızasına ihtiyaç duymaktadır.

b) Evlilik Birliğinden Doğan Mali Bir Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi

TMK madde 199 uyarınca, şayet eşlerden biri ailenin ekonomisini ya da evlilikten doğan mali bir yükümlülüğü yerine getirmezse, eşlerden birinin hakime talepte bulunması ile belirlenen tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verilebilir.

Hakim şayet eşlerden birinin bir taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlar ya da kaldırırsa re’sen durumun tapu kütüğüne kaydedilmesine karar verecektir.

Koşullar değiştiğinde, hakim, tine eşlerden birinin talebiyle gereken değişikliği yapar ya da kısıtlamaya konu sebep sona ermişse alınan önlemi kaldırır.

Bu önlemler konusunda yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Eşlerin yerleşim yerleri farklı olması durumunda ve her iki taraf da önlem talebinde bulunmuşsa ilk istemde bulunan eşin yerleşim yeri mahkemesi görevlidir.

Fakat bilinmelidir ki önlemin değişimi ya da kaldırılması söz konusu olduğunda yetkili mahkeme, önlem kararını veren mahkemedir.

B.      Eşlerin Sorumlulukları

Eşlerden her biri şahsi borçlarından tüm malvarlığı ile sorumludur. Şayet evlilik birliğini temsil eden bir borç var ise eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen borçlu olurlar.

C.      Rejiminin Sona Ermesi ve Tasfiyesi

1.      Sona Ermesi

Mal ayrılığı rejiminde de; eşlerden birinin ölümü, eşlerin başka bir mal rejimini benimsemeleri, boşanma ve evliliğin iptali halinde sona erme gerçekleşir. Sona erme anı oldukça önem teşkil etmekte olup mal rejiminin

  • Ölüm ile sona ermede ölüm anında
  • Başka bir mal rejiminin seçilmesi ile sona ermede seçim anında
  • Boşanma veya iptal ile sona ermede dava tarihinde

Son bulduğundan söz edilmektedir.

2.      Tasfiye

Mal ayrılığı rejiminde tasfiye konusu oldukça kolaydır. Hatta ortada gerçek bir tasfiye bile yok denilebilir. Esas olarak her eş kendi malvarlığına sahip olduğu için rejimin sonunda da bu şekilde devam edecektir. Değer artış payı, katılma alacağı, artık değer gibi terimler bu mal rejiminde karşımıza çıkmaz.

Fakat bu mal rejiminde de eşlerin paylı malları olduğu konusu gözden kaçmamalıdır. Mal rejimi sona erdikten sonra eşlerden biri üstün yararını ispatlarsa ve diğer eşe payının ödeme günkü karşılığını verirse paylı mülkiyete konu malın kendisine verilmesini talep edebilecektir.

Av. Ahmet EKİN &Stj. Av. Melike ERGÜN

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu